Bazen o kadar dikkatli oluruz ki, arkamızda yürüyen kuşun ayak sesini duyabiliriz; ama bazen de o kadar dalgın oluruz ki, arkamızda bağıran birini duyamayız.
Çocukluğumuzu yaşayamayışımız sızı gibi kalmış kalbimizde, sanki mezarının başında bekliyoruz kendi çocukluğumuzun ama ne kadar beklersek bekleyelim vedalaşamıyoruz.