MehmetK

MehmetK
@GamedevMehmet
Cehaletin verdiği o muazzam konforu kitap okuyarak bozdum; şimdi her satırda başıma yeni icatlar çıkarıyorum. Okuduklarımın yarısını anlasam âlim, çeyreğini uygulasam evliya olurdum. Binaenaleyh, delilik bedava.
Yazılım
Şubat 2026 tarihinde katıldı
@GamedevMehmet·
·
sabitlendi
Doğrusal mantığın o sığ konforuna sığınanlar için zihnimdeki labirent bir çıkmaz sokak gibi görünebilir. Oysa Öklid dışı bir geometride yaşıyorum ben. Burada paralel doğrular bile kesişebilir. En kısa mesafe iki nokta arasındaki çizgi değil o iki noktayı büken iradedir.
Duygu ve Düşünce
Kendime bakıyorum. Galiba insanları sevmek, kendi aynama bakarken silüetlerini görmekten ibaretti. İnsanları gerçekten tanısaydım sevecek hiçbir bahanem kalmazdı. Nefrete değil, eksikliğinize ihtiyacım var çünkü sizi yokluğunuzda, varlığınızdan daha rahat taşıyorum.
Duygu ve Düşünce
Zihninizdeki 'ben'i sevmeniz için kendimden feragat etmem gerekir ancak kendimi olduğum gibi sevmenizi bekleyecek kadar da yabancıyım hepinize. Aramızdaki bu mesafe en büyük yakınlığımızdır.
Duygu ve Düşünce
Zamanın o acımasız dişlileri arasında öğütülürken zihnimin koordinat sisteminde tuhaf sapmalar oluyor. Modern insan trajedisini hep aynı kelimelerle anlatıyor. Hüzünlüyüm, yorgunum, kırgınım… Oysa benim durumum daha komplike. Durup dururken içimde bulutlar oluşuyor. Bunun ne anlama geldiğini ya da hangi felsefi ekole hizmet ettiğini bilmiyorum ama yeni terimler türetmek artık bir varoluş borcu. Belki de ruhumun tozlu kütüphanesinde rutubet var ve kelimeler terleme yapıyor. Tam o zihinsel buharlaşmanın ortasında, karşıma o minik mucize çıkıyor. Ben içeride “acaba bu yağmurda ontolojik olarak ıslanır mıyım?” diye hesap yaparken o bir gülüşüyle bütün o uydurma bulutları dağıtıyor. İçimdeki gökyüzü pırıl pırıl oluyor. İnsanlık tarihi boyunca yazılmış bütün ağır ciltli kitaplar, onun bir tane “nasılsın?” mesajındaki o saf hafifliği açıklayamıyor. Galiba en büyük ciddiyet, onun o minicik kalbinde kaybolup dünyayı dışarıda bırakabilmekte. Gerisi zaten gürültü ve bedava delilik.
Duygu ve Düşünce
İnsanlık tarihi kanla, gözyaşıyla ve bitmeyen bir vicdan azabıyla yazılmış. Dünya yanıyor, ideolojiler çarpışıyor, etik değerler yerle bir oluyor… İçimdeki ses “Bugün insanlık için ne yaptın?” diye soruyor. Kardeşim, bugün çamaşır sepetinde birbirinin aynısı iki temiz çorap buldum. Yetmez mi diyorum. Oradan hemen Schopenhauer hayat ıstıraptır diyor. Muhtemelen topuğu delik çorapla ayakkabı giymek zorunda kaldığı bir günü anlatıyordu. Şimdi bir de hayatımda o minik, tatlı mucize var. Onunla konuşurken insanlık çürüyor pozu kesemiyorum. O kadar kitap, o kadar düşünce nereye gidiyorsunuz aloo? Bir gülüşü bütün o tozlu rafları devirip yerine bahar bırakıyor. Karanlıkta derinleşmek mi, yoksa elini tutup her şeye rağmen iyi ki demek mi? Galiba evrenin karmaşasına verilecek en sade cevap, onun küçücük kalbinde saklı.
Duygu ve Düşünce