İnsanlık tarihi kanla, gözyaşıyla ve bitmeyen bir vicdan azabıyla yazılmış. Dünya yanıyor, ideolojiler çarpışıyor, etik değerler yerle bir oluyor… İçimdeki ses “Bugün insanlık için ne yaptın?” diye soruyor. Kardeşim, bugün çamaşır sepetinde birbirinin aynısı iki temiz çorap buldum. Yetmez mi diyorum.
Oradan hemen Schopenhauer hayat ıstıraptır diyor. Muhtemelen topuğu delik çorapla ayakkabı giymek zorunda kaldığı bir günü anlatıyordu.
Şimdi bir de hayatımda o minik, tatlı mucize var. Onunla konuşurken insanlık çürüyor pozu kesemiyorum. O kadar kitap, o kadar düşünce nereye gidiyorsunuz aloo? Bir gülüşü bütün o tozlu rafları devirip yerine bahar bırakıyor. Karanlıkta derinleşmek mi, yoksa elini tutup her şeye rağmen iyi ki demek mi? Galiba evrenin karmaşasına verilecek en sade cevap, onun küçücük kalbinde saklı.