NOT:Yanılmıyorsam 10 yıldır, her gece dinleyerek uyuduğum şiirimsi bir masal. Bu nedenle çok seviyorum ve neredeyse ezberledim, benim için bu yüzden hep 10👌
Bir gün birine anlatmak istesem, nereden başlardım bilmiyorum. Belki de anlatacak bir şey yoktur. Zira umut, bana hiçbir zaman yakışmadı. Ellerime aldığım her şeyi kaybetmeye alışkındım. Birine güvendiysem, gitmeye meyilli olduğunu bilerek tuttum ellerini. Bir yola çıktıysam, sonunun çıkmaz sokak olduğunu baştan kabul ettim.
Bazen insanlar sorar: “Neden bu kadar karamsarsın?” Oysa ben karamsar değildim. Gerçekçiydim, yahut en azından öyle olduğumu sandım. Çünkü umudu ne zaman koynuma alsam, bir sabah sessizce çıkıp gitti. Beni, onsuz da yaşamayı öğrenmek zorunda bıraktı. Öğrendim de. Ama yine de. Birileri gözlerimin içine bakıp bir şeyler fısıldadığında, içimde kıpırdayan o kırık his neydi? Bir an için bile olsa, belki bu defa farklı olur diye içimden geçen o kederli fısıltıya ne demeli?
Belki de insan, umutla işi olmasa bile, umutla sınanır.
Bir gün birine anlatmak istesem, nereden başlardım bilmiyorum. Belki de anlatacak bir şey yoktur. Zira umut, bana hiçbir zaman yakışmadı. Ellerime aldığım her şeyi kaybetmeye alışkındım. Birine güvendiysem, gitmeye meyilli olduğunu bilerek tuttum ellerini. Bir yola çıktıysam, sonunun çıkmaz sokak olduğunu baştan kabul ettim.
Bazen insanlar sorar: “Neden bu kadar karamsarsın?” Oysa ben karamsar değildim. Gerçekçiydim, yahut en azından öyle olduğumu sandım. Çünkü umudu ne zaman koynuma alsam, bir sabah sessizce çıkıp gitti. Beni, onsuz da yaşamayı öğrenmek zorunda bıraktı. Öğrendim de. Ama yine de. Birileri gözlerimin içine bakıp bir şeyler fısıldadığında, içimde kıpırdayan o kırık his neydi? Bir an için bile olsa, belki bu defa farklı olur diye içimden geçen o kederli fısıltıya ne demeli?
Belki de insan, umutla işi olmasa bile, umutla sınanır.
Bir gün birine anlatmak istesem, nereden başlardım bilmiyorum. Belki de anlatacak bir şey yoktur. Zira umut, bana hiçbir zaman yakışmadı. Ellerime aldığım her şeyi kaybetmeye alışkındım. Birine güvendiysem, gitmeye meyilli olduğunu bilerek tuttum ellerini. Bir yola çıktıysam, sonunun çıkmaz sokak olduğunu baştan kabul ettim.
Bazen insanlar sorar: “Neden bu kadar karamsarsın?” Oysa ben karamsar değildim. Gerçekçiydim, yahut en azından öyle olduğumu sandım. Çünkü umudu ne zaman koynuma alsam, bir sabah sessizce çıkıp gitti. Beni, onsuz da yaşamayı öğrenmek zorunda bıraktı. Öğrendim de. Ama yine de. Birileri gözlerimin içine bakıp bir şeyler fısıldadığında, içimde kıpırdayan o kırık his neydi? Bir an için bile olsa, belki bu defa farklı olur diye içimden geçen o kederli fısıltıya ne demeli?
Belki de insan, umutla işi olmasa bile, umutla sınanır.