Allah kahretsin,dedi, “dünyada hoş şeyler de var hakkaten hoş şeyler yani. Hepsini birden ıskalayacak kadar da salağız biz. Olup biten her şeyi hemen o sefil küçük egolarımıza gönderiyoruz mütemadiyen.”
Sen bütün dünyanın ahlaklı olduğuna inanmak istiyorsun ve ben birinden kötü bahsedince inciniyorsun. Ben sadece senin mükemmel olduğunu düşünmek istiyorum ve sen buna itiraz ediyorsun. Benim aşırıya kaçmamdan, senin mutlak iyi niyetliliğine kedimi fazla kaptırmamdan korkma. Gerek yok. Gerçekten sevdiğim pek az insan var;hele saygı duyduğum daha az insan var. Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor;her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.
Akhilleus gerçekten kastettiği şeyleri söylüyor, karşısındaki öyle yapmazsa da şaşırıyordu. Bazıları bunu budalalıkla karıştırabilir. Oysa her zaman yürekten gelen şeyleri söylemek de bir tür deha değil midir?
Bir çiçeğe sahip olmak isteyen, onun güzelliğinin soluşunu izlemek zorunda kalır.Ama bir tarladaki çiçeğe sadece bakmakla yetinirsen,o hep seninle olacaktır.Çünkü çiçek akşamın ve gün batımının ve nemli toprağın ve ufuktaki bulutların bir parçasıdır. (Paulo Coelho)