Bünyamin Gögüs

Bünyamin Gögüs
@Gandalf2
Üni
27 Ekim
25 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Bu hayata duyduğum pas tutmuş nefreti, Çürüyen çocukluğumu, Toprağa gömülen gençliğimi Zamanın paslı dişlerine bıraktım. Gidiyorum Kuruyup boğazıma takılan gözyaşımı, Kendini uçurumlara çağıran ruhumu, Tozlanmış bir çerçevede kalan yüzünü, Kimsesiz günlerin soğuk taşlarına dizdim. Gidiyorum İlkbaharda açsa da kan kokan çiçekleri, Karanlığı yaran suskun yıldızları, Bir bıçak gibi içime giren şarkıları Cebime sakladım… mezarıma götürüyorum
Reklam
Öyle anlamsız ve eksik, Gel gör, ne kalmış beğendiğin hâlimden? Almış mı zaman bütün renklerimi, Solmuş çiçekler ektiğin ruhumdan? Bu hayattan geçen ben miyim, yoksa yıllar mı? Yoksa sen mi usulca çektin elini içimden? Bir iz bırakmadan, sessizce... Kırılmış aynalar gibi dağıldım. Ve artık anlıyorum: Bazı yokluklar, varlığından daha ağır... O kadar anlamsız ve eksik düşler kurdum, İçinde senin olmadığın hiç yok. İstemem artık gözlerini, Düşünmem hatıralarını...
Sanki saklamıştım kalbimin bir köşesinde hatta en güzel köşkünde senden kalan son tebessümü Sakladım öyle bir tohum gibi göz yaşlarımla suladım yağmur misali Sende sakla gösterme kimselere gül yüzünde bir yıldız olan gamzelerini Sahi biz seninle yıldızlar gibiydik uzaktan bakınca yakın aslında çok uzaktık
Güzel düşler yazarsın Güzel olmayan dünleri Göz yaşınla gider satırlarındaki mürekkebin Tabakaya bakar düşünürsün İnsafı olmayan şarkıları Ruhuna işler çığlıkların sessizliği Sen izler kalırsın izi kalan günleri Yıldızları sayarsın görmezsin acılarını Hiç birşey ısıtmazken gönlünü Sen Aleve verirsin tütünü İzmarit kokar elin Hüzünle gulebilirsen iyisin Son nefesindir içinde kalan duman Buluttan kopan ufak bir parça kadar Uflersin gökyüzüne Belki Sende düşersin Sayfaların okunmayan kısmına Belki sende seversin Aşkı bilinmeyen Sevdalılar misali.