"Bahar gelince rengarenk açan çiçekler, etrafa güzel kokular yayan bitkiler şenlendiriyor dünyayı. Peki, insan ne zaman çiçek açar? insanın yüreğindeki filizler ne zaman yeşermeye başlar?"
"Kurban ne ettir ne de tatil
Hz İbrahim'in Allah'a adanışı,
Oğlu Hz İsmail'in de teslimiyetidir.
Hayır kapılarının sonuna kadar açık,
Kaza ve beladan bertaraf olduğu kurban bayramının, yaşadığımız tüm sorunları alıp götürmesi duasıyla"
“Üstadım” dedim;
“Bayrama ne alayım?”
Dedi;
“Birkaç piri fâniden gönül,
birkaç çocuktan gülücük,
alabilirsen birkaç fakirden de duâ al.”
- Cahit Zarifoğlu
Parmağımıza diken batsa dünya başımıza yıkılmış gibi feryat ederiz. Ateş düştüğü yeri yakar. Doğru. Veren de Allah, alan da Allah. Madem ona teslim olmuşuz; “lütfun da hoş, kahrın da hoş” diyebilmeliyiz. Ama nerde?
En basit meseleler yüzünden aniden parlayarak ya kavgaya tutuşur; ya bağırmaya başlarız. Öfkesini dizginleyenlere ne mutlu. Beklemeye tahammülümüz yoktur, çokluk sıraya riayet edemeyiz. Ne olacaksa bir an önce olsun, ne gelecekse bir an önce gelsin deriz. Bunun temelinde nefsin “elde etme, tatmin olma” duygusu yatar. Bir kere azdı mı durdurmak her kişinin değil, er kişinin harcıdır. Oysa nefsin bu sınır tanımayan arzuları hem kendi ruhumuza, hem bedenimize, hem de çoğu kere başkalarına zarar vermektedir.
yenisafak.com/yazarlar/mustaf...