biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
anamız çay demliyor ya güzel günlere
sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
bu, böyle gidecek demek değil bu işler
biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz
ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz!
Yeni bir hayat kurmak.Nasıl oluyordu? Önce fikir mi geliyordu? Yoksa bir tesadüf sizi fikrin önüne mi getiriyordu? Yeni bir hayat için mutlaka, kuvvetli bir rüzgar mı gerekiyordu? Önceki hayatınız artık “eski” mi oluyordu? Eski olanın hükmü kalmıyor muydu?
“Firuze dedi, Firuze bakmadı. Bir daha Firuze dedi. Firuze kalbinde üç bina yıkmış, iki bahçe yakmış, yazınki kuşları gönlünden göçmüş gibi döndü baktı. Bazen gidiyorum denmez.”