Size Türkiye'de bir kurum tarif etsem, bu kurumun hangisi olduğunu söyleyebilir misiniz? İnsanların dört duvar içerisinde tutulduğu, geniş bir avlusu olan, belirli saatlerde insanların avluya çıkmasına izin verilen, kapısında güvenlik görevlileri olan, imza atarak içeriye girdiğiniz, müdür tarafından yönetilen, koridorlarında nöbet tutulan, her gün yoklama yapılan, katı kuralları olan, kural ihlallerinin disiplin suçu ile cezalandırıldığı, müfettişler tarafından denetlenen, insanların sınıflandırıldığı, sorgulama hakkınızın kısıtlı olduğu, kamerayla gözetlenen, arada sırada firarların olduğu ve çıkarken çok mutlu olunan kurum hangisidir?
George Orwell gibi bir yazarın Müslümanlığı Türklükle bir kabul etmesi ne kadar ilginç. Özellikle şimdi müslüman denince akla nelerin geldiğini düşününce...
Kadını esir gibi, köle gibi sopa altında çalıştırmak başka şey, ona insanlığın eşitlik hakkını, cemiyet işlerinde erkekle aynı sırada uğraşma hakkını tanımak başka... ...Bizim Anadolu'da kadın, ortaçağın toprağa bağlı köylülerinden besbeter... Hayvan gibi satılan, aile kurmakta bile fikri sorulmayan bir yaratığın sosyal hayatta, o toplumu çürümeye götürmekten başka ne etkisi olabilir?
Evet, bu memlekette kadınların eti de, canı da sudan ucuz. Bu memlekette kadınlar, erkeklere kurban diye sunulmuş, hem zevklensinler hem işlerini gördürsünler hem de öldürsünler diye...