"Ben erkeğim," demişti ya, Juana bu sözlerin anlamını kavramıştı. Yarı çılgın, yarı tanrıyım anlamına geliyordu bu sözler. Demek Kino gücünü bir dağa toslatacak, bir denizde sınayacaktı. Juana, kadın sezgileriyle, erkeğin yok olduğu yerde dağın kılının kıpırdamayacağını, erkeğin boğulduğu yerde denizin yine kabarıp taşacağını biliyordu.
yoksulluk ayıp değildir, biliyorum. içkiye düşkünlüğün bir erdem olmadığını da biliyorum. gelgelelim sefalet ayıptır efendim, ayıptır... doğuştan olan duygularınızın soyluluğunu yoksullukla koruyabilirsiniz. ama sefalette hiç kimse, hiçbir zaman başaramaz bunu... sefalette, daha bir gurur kırıcı olsun diye insanların arasından sopayla kovalamazlar sizi de, süpürgeyle süpürür atarlar.