Acımasız adam durdu, ellerini ayarladı ve devam etti. Yarım bırakılan işi sevmezdi katil ve bu yüzden kızı kulübeden dışarıya çıkardı. Kızı kulübenin duvarına sabitledi. Kimsenin aklına gelmeyeceği şekilde kurbanını et gibi dilim dilim doğrayacaktı. Katil aynı sözü yineledi öfkeyle, "yüzümü çizmek ha!" dedi yanında getirdiği hançeri Katie'nin boynunun bir ucundan sokup diğer ucundan çıkarırken. Kurbanı yarı canlıydı. Katil, kurbanının kafasını oynatınca kesik iyiden iyiye açıldı. Vücudunu kafasıyla tamamlayan kurbanının başını ufak bir çıtırdamayla tamamen koparmıştı. Katie, kafasız haliyle bir süre katilin sabitlediği yerde durdu, ardından yere yığıldı. Yüzüne fışkıran kanlar ona huzur veriyordu.
"Kolay değil Tolly. Ayrılan et ve kemikler, kurumuş kanlar gözümün önünden gitmiyor. Mesela düşündün mü maktullerin kafasına ve ayaklarına ne yapıyor katil diye?"
Ekip için artık bir şey belirgindi. Katilin şeytani bir zekaya sahip olması ve kurbanlarına karşı soğukkanlılıkla yaklaşan bir yaratıktan farkı olmadığı.
Ceset parçalarındaki otopsi sonuçları düşüncelerimizi yanıltmadı. Cinayet aletlerimiz farklı. Katil bel kısmıyla çok oynamışa benziyor. İlk denediği cinayet aletini tespit edemedik ama diğeri testerenin bir türü olan hızarın diş izlerine rastladık. Ayrıca meme uçlarında herhangi bir iz de yok. Koluna gelirsek, sol el parmaklarının eklemleri kırılmış ve aynı kola ait dağlanmış kabarcıklar görülüyor. Tabii bir de Tollygilin bulduğu kemikler var bunlar da bu kıza ait.