Öz babamla hiç tanışmamıştım. Annem bana hamile kaldığında İngiltere'de yaşıyormuş. İsmini bilmediğim babamla yollarını ayırıp Türkiye'ye karnında bir misafir ile dönmüş. Benim varlığımı öğrendiğinde de, bunu ona haber vermek istememiş. İşin aslı, bende onu hiç merak etmedim. Babasıyla birlikte yaşayanların çektiği zorlukları görmeye çalışarak, annemle bir arkadaş oldum. O, bir anneden fazlaydı her zaman.
Psikolojik sorunlarım olabilirdi. Sigaramla konuşuyor olabilirdim. Hatta ve hatta dilediğini söyleyebilen bir iç sesim olabilirdi. Ama bunlar, farkında olmadan yaptığım bazı eylemler yüzünden deli muamelesi görmemi gerektirmezdi, değil mi?
Normalde Hüsnü'nün söylediği şeyleri yapan biri değildim. Hüsnü kim mi? Hüsnü benim iç sesim. İnsanlara söyleyemediğim, söyleyemeyeceğim her şeyi benim yerime dillendiren diğer yarım. Zaten bende problemleri olan biriyim. Ama tanısanız, sizin de bir Hüsnü'nüz olmasını isteyeceğinizden eminim.