Gece Taun

Gece Taun
@GeceTaun
Akdeniz Üniversitesi
18 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
3/10
·211 syf.··
2026 12. kitabı
Orhan Pamuk’a karşı ciddi önyargıları olan ve hiçbir kitabını okumayı düşünmeyen biriydim. Ancak bir arkadaşımın hediyesi vesilesiyle bu önyargımı kırıp Kırmızı Saçlı Kadın’ı okudum. Sonuç mu? Önyargılarımda ne kadar haklı olduğumu görmenin verdiği o yavan hayal kırıklığı... ​Orhan Pamuk sanki Oidipus mitini ve Firdevsi'nin Şehname'sini okumuş, fazlasıyla etkilenmiş ve "Hadi ben de bunun üzerine bir şey yazayım," demiş ama ortaya orijinal hiçbir şey katmayı başaramamış. ​Hikayede ara sıra şaşırtan birkaç kırılma noktası olsa da, geneli itibarıyla son derece tahmin edilebilir, okuyucuya yeni bir perspektif sunmayan, derinlikten uzak bir eser. Üstelik kullanılan dil kesinlikle edebi olmaktan çok uzak. İlber Ortaylı’nın Orhan Pamuk için söylediği "Türkçe bilmiyor" eleştirisinin ne kadar haklı olduğunu bu kitabı okurken bir kez daha anladım; böylesine yavan ve aksayan bir dil olamaz. ​Kısacası, önyargıların her zaman kötü olmadığının canlı bir kanıtı bu kitap.
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Reklam
Neydi Bu Şimdi¿
5/10
·144 syf.··
2026 9. kitabı
Kitaplığımda tesadüfen bulduğum ve ilginç konusuyla şans vermek istediğim Seni İçime Gömdüm, aslında arkasındaki gizemle de dikkat çeken bir eser. Yazarı Andrew Jolly hakkında neredeyse hiçbir şey bilinmiyor; adeta bir hayalet yazar. Sadece iki kitabı olan bu gizemli ismi, eseri Türkçeye kazandıran Tomris Uyar da zamanında çok araştırmış ama hiçbir bilgiye ulaşamamış. Tomris Uyar’ın o güzel ve nitelikli çevirisiyle okuduğumuz hikaye, kasabasına karşı gelerek hasta bir Kızılderili kadınla evlenen Kabrero’nun mücadelesini anlatıyor.Kabero iki yılın ardından ölen eşinin cesedini dağlar tepeler aşarak kendi kasabasına gömmeye çalışıyor. Ancak dirisini bile istemeyen kasabanın bu ölüyü kabul edip etmeyeceği belirsizken, yol boyunca her ikisinin de başına gelmeyen kalmıyor diyebiliriz. Konu çok ilgi çekici olsa da anlatımda beklediğim duygu yoğunluğunu tam bulamadım. Bir yerden sonra ceset Kabrero’ya ayak bağı olmaya başlıyor ve ona yaptığı saygısızlıklar aradaki bağın gerçekten aşk olup olmadığını sorgulattı bana. Olayların mantığı ve hisler yer yer bulanık kalsa da kitap sizi içine çekmeyi başarıyor ve tüm bu tuhaflıklar içinde kendinize dair bir şeyler bulabiliyorsunuz.
Seni İçime GömdümAndrew Jolly · Ayrıntı Yayınları · 20221,074 okunma
Sonunda
8/10
·88 syf.··
2026 8. kitabı
Jean-Louis Fournier ile bu kitap sayesinde tanıştım. Bu eser bir anlatı kitabı; Fournier, doktor olan babasını kendi gözünden, kısa kısa başlıklar hâlinde anlatıyor. Dışarıdan bakıldığında babası; hastaları tarafından sevilen, saygı duyulan, başarılı ve hatta birçok hastaya ücretsiz bakacak kadar alçakgönüllü bir adam. Ancak aile içinde, aşırı alkolün etkisiyle yarattığı psikolojik şiddeti ve korkuyu görüyoruz. Yazar bunu uzun, duygusal ve dokunaklı anlatımlarla değil; kısa, soğuk ve yer yer ironik bir üslupla aktarıyor. Anladığım kadarıyla Fournier’nin genel yazım tarzı da bu ve bu yüzden onun başka eserlerini de şans vermek istiyorum. Kitapta anlatılanlar ne kadar ağır olursa olsun, bu satırlar nefretle yazılmamış. Nitekim kitabın sonunda da belirttiği gibi: Babasını yeterince tanıyamamış olmaktan dolayı üzgün. Artık ona kızgın değil. Büyüdükçe hayatın zor olduğunu anlamış ve bazı insanların yaşamı daha katlanılır kılmak için “kötü” yollara başvurabileceğini kabul etmiş. Bu yüzden, kitap boyunca hâkim olan duygu; öfkeden çok anlayış ve kabulleniş.
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
4/10
·136 syf.··
2026 7. kitabı
Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda eseri, isminden de anlaşılacağı üzere bir kadının yazar olabilmesi için en basit ifadeyle kendine ait bir odası ve ekonomik özgürlüğü olması gerektiğini anlatıyor. Woolf, kadınların kurgu edebiyatındaki yerini, neden daha az eser verdiklerini ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliği feminist bir bakış açısıyla ele alıyor. Ancak bunu yaparken o kadar dağınık bir yöntem izliyor ki, aklından geçen her fikri alakalı alakasız şekilde metne aktarmış. Sürekli o dönemin İngiliz yazarlarına ve eleştirmenlerine atıflarda bulunması ise bir yerden sonra insanı gerçekten sıkıyor. Bahsettiği kişilerin çoğuna hakim olmadığımız için bir sayfada on tane dönem yazarının isminin geçmesi okumayı oldukça zorlaştırıyor.Bana kalırsa bu eser ele aldığı konu bakımından ne kadar zamansız ve herkesi kapsayan bir meseleyse, yazım şekli de bir o kadar o döneme hapsolmuş ve yerel kalmış.Bu da maalesef okurken insanın kendisini çok zorlamasına ve nihayetinde büyük bir hayal kırıklığına uğramasına neden oluyor...
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202448,1bin okunma
Buruk Bir Tanışma
6/10
·128 syf.··
2026 6. kitabı
Sait Faik Abasıyanık’tan okuduğum ilk kitap, aynı zamanda yazarın yayımlanan ilk eseri olma özelliğini taşıyan Semaver oldu. Bu kitapta denizcilerden işçilere, garsonlardan farklı hayatlara uzanan pek çok insanın öyküsünü bulabiliyorsunuz; oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Betimlemeler sizi hikâyenin içine çekiyor; ancak yer yer bu yoğun betimlemelerin içinde boğulduğunuz da oluyor. Özellikle “Semaver” ve “İhtiyar Talebe” hikâyelerini çok beğendim. Diğer hikâyeler de hoştu, fakat beni etkilediğini çok içine çekildiğimi söyleyemem sanki tanımlıyamadığım eksik bir şeyler vardı... Sait Faik, durum hikâyeleri yazan ve modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden biri olan, edebiyatımız için oldukça değerli bir isim. Bu kitap beklentimin bir miktar altında kalsa da, diğer eserlerine ve öykülerine şans vermek istediğim bir yazar oldu.
SemaverSait Faik Abasıyanık · Kırmızıkedi Yayınevi · 202515,2bin okunma
Reklam