Son 30 sayfasını okumamak için çok direndiğim bir kitabı bitirmiş bulunuyorum. Sanki okumazsam o son yaşanmaz gibiydi… Mecnun’un da yaptığı gibi, yazılmış sondan kaçmaya çalıştım. Ama hayat döngüseldir, değil mi?
Bu kitabı bir Leyla ile Mecnun hayranı olarak değil, diziyi ara sıra denk geldiğinde izleyip seven biri olarak okudum. Kitap boyunca bazı anlarda diziyi izlediğimi sandım; karakterleri gözümde canlandırmakta hiç zorlanmadım. Seslerini, mimiklerini hissederek okudum ve çok eğlendim. Aynı zamanda çok da üzüldüm.
Kahkaha attığım yerler kadar boşluğa daldığım anlar da oldu.
Diziyi izlememiş biri için karakter kalabalığı yorucu olabilir, kim neyi söylüyor bazen karışıyor çünkü kitap alışılmış bir roman yapısına sahip değil. Daha çok bir senaryo gibi, bir rüya gibi, zamanın eğilip büküldüğü bir anlatım. Edebi açıdan derin bir metin bekleyenler için hayal kırıklığı olabilir ama duyguyu arayanlar için oldukça zengin.
Ama Leyla ile Mecnun dizisini bir kez bile izlemişseniz, okuyun derim. Küçük bir spoiler: bol bol eğleneceksiniz.
Ve unutmadan:
O gemi bir gün gelecek, İsmail Abi. Ve hepimizin o limanda bir gün yeniden karşılaşması dileğiyle…
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,5bin okunma
Yine savaş döneminde geçen bir Cengiz Aytmatov kitabı. Aytmatov'u severim, ancak bu kitabı okurken "İyi ki Aytmatov'la tanışma kitabım bu olmamış" diye düşündüm. Çünkü öyle olsaydı, belki de yazarın diğer kitaplarını okumaya pek istekli olmazdım.
Kitaba gelecek olursak; asi kızımız Cemile, yeni evlendiği eşi Sadık’ı kısa süre sonra savaşa uğurlar. Hikâyeyi, Sadık’ın kardeşinin gözünden dinliyoruz. Danyar adında, savaştan dönmüş, asosyal ve gariban bir karakterimiz var. Cemile’yle aralarında nefret, aşk, ihanet gibi duygular gelişiyor.
Kişisel düşünceme gelirsek, Cemile’yi yargılayan bir bakış açım yok. Hatta olaylara karşı güçlü bir his de duymadım, bilmiyorum, ama hikâye beni içine çekmedi. Derinlik bulamadım. Danyar karakterini sevdim fakat Cemile'nin ona neden âşık olduğunu pek anlamlandıramadım. Sadık’a da üzülmedim nedense; belki de Cemile'nin Danyar’la daha mutlu olacağı hissine kapıldım.
Hikâyeyi anlatan çocuğun Cemile’ye duyduğu aşkı, çoğu kişinin aksine, “Yengesine âşık olmuş, iğrenç” şeklinde yorumlamıyorum. Sonuçta 13-14 yaşında bir çocuk, hayranlıkla karışık bir aşk duyuyor. Sürekli çalışıyor, hayatında kimi görmüş ki kime tutulacak?
Sonuç olarak, kitap beni çok etkilemedi ama kısa bir eser güzel noktalar var genede okunabilir.