Tebrikler…
Kendini bitirmeyi başardın bende. Gurur duyabilirsin kendinle, hakkındır.
Hür olmanın haklı gururunu yaşa. Neredesin, ne yapıyorsun söylemek zorunda
değilsin. Benden kanatlanıp uçtuktan sonra hangi dala konduğunun önemi yok
artık. Kanatların kırılana dek özgürlüğünün tadını çıkar. Hakkındır,
tebrikler…
Sen varken de hep yüreğimdeydin, gittikten sonra da aynı yerde öylece
duruyorsun.
Eskiden okşardın, şimdi batıyorsun…
Sevmek ne büyük aptallıkmış.
Ve ben, ne kadar da çok sevmişim meğer… Acılar mutluluklardan beslenirmiş
oysa. Çok büyük acılar çekiyormuşsun, çok büyük seversen eğer. Benim acımın
nedeni de sensin. Suçsa kendinden çok sevmek birini, kabahatse herkesten
farklı tutmaksa onun yerini; özrüm kabahatimden büyük benim. Çünkü çok
sevdim. Suç da kabahat de benim. En kötüsü de bunun farkında olduğum halde
bir yanım seni istiyor hala. Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım. Kalsam
katlanacak gibi değil, gitsem gönül razı değil. Senin olmadığın bir hayata
dar geliyor ruhum.
Kaç beden yokluğun, dünyaya sığamıyorum…
Her şey bitti…
Bitmesini istemediğim ne varsa saman alevi gibi söndü hepsi.
Oysa ne kadar da temizdi her şey. Ne kadar da masumca sevmiştim seni. Bana
sarılmana gerek yoktu, öpmen şart değildi, elimi tutmasan da olurdu.
Aramızdaki mesafelere inat sıcaklığını hissedebilecek kadar seviyordum
zaten. Telefonun ucunda sesine sarılarak uyuyacak kadar, öptüm dediğinde
yanaklarım kızaracak kadar… Seviyordum işte. Her şeyden çok, her şeyden
biraz katarak…
Helal olsun sana!
Seni böylesine sevdiğime dair en ufak bir delil bile bırakmadığın için
içimde. Kılına bile kıyamazken canına kıysan umursamayacak kadar tükettiğin