Aslında ninem, annemin yazar olmasını istemiş. Dahası ömrü boyunca evlenmeden, yapayalnız kalarak güzelce yaşlanacak bir "kadın yazar" olmasını dilemişe benziyordu. Aslında bu, ninemin geçip giden zamanı geri verilecek olsaydı kendisinin de arzuladığı bir hayattı.
"Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemeye baksam taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta, her ağaçta o var geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise yöremde ondan başka bir şey yok, her yerde o! Rastladığım kadın ve erkek yüzleri, kendi yüz çizgilerim bile, bir benzeyiş içinde benimle eğleniyorlar. Bütün dünya korkunç anılarla dolu; nereye baksam onun yaşamış olduğunu ve benim onu yitirdiğimi görüyorum."