Bir gün o eski kasabaya rastladı bir adam.
Tıpkı okuduğu kitaptaki gibiydi.
Kafasını kaldırdı ve o genç kadını gördü
Ve kadın dedi ki:
“Matmazel Siyah'dır benim adım
Ve gördüğünüz gibi,
Ne gülüyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum”
Tek söylediği buydu kadının
Çok korktu adam, tek yapabildiği kaçmaktı
Koştu kasabaya ve sonra dedi ki:
“Uzun siyah saçlarıyla bir kadın gördüm,
Ve sanırım… O yaşayan bir ölüydü!”
İnsanlar, çok korkmuşlardı, silahlarını ve kılıçlarını aldılar
Ve koştuklarında kuleye
Solgun kadının karşısında dehşete kapıldılar
Kuledeki kadının sözlerini tekrarladığını duydular:
“Matmazel Siyah'dır benim adım
Ve gördüğünüz gibi,
Ne gülüyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum”
Tek söylediği buydu kadının
İnsanlar bütün bunların ne anlama geldiğini biliyordu
Açıkça, o cehennemden gelen bir iblisti
Uzun saçlarını ateşe vermeye karar verdiler
En sonunda o ateş kendisini de yakacaktı
Ama kadın, o bir iblis değildi, sadece yalnız bir ruhtu
Tıpkı okudukları kitaptaki gibi,
Saçları alevler içindeyken bile prensini bekleyen.
Son kez dedi ki kadın:
“Matmazel Siyah'dır benim adım
Ve gördüğünüz gibi,