📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Kierkegaard, çifte umutsuzluk adını verdiği şeyi yaşayan bazı insanları anlatır. Bu insanlar umutsuzdur ama umutsuz olduklarını fark edemeyecek kadar kendilerini aldatırlar. Demek istediğim şu : acılarımın çoğu, arzularımla hareket etmemin sonucunda ortaya çıkar ve sonra bu bir anlık tatminle mutlu olurum, kısa süre sonra bu tatmin can sıkıntısına dönüşür , derken bir arzu daha ortaya çıkar. Schopenhauer bunun evrensel insan durumu olduğunu düşünmüş. İstemek, anlık tatmin, can sıkıntısı, sonra daha fazla şey istemek..."
" Nietzsche bir keresinde bir inek ile insan arasındaki en büyük farkın ineğin nasıl var olacağını , geleceğin korkularını ve geçmişin yükünü taşımadan, içinde bulunduğu mutlu anda herhangi bir kaygı ya da korku duymaksızın nasıl yaşayacağını bilmesi olduğunu yazmıştır. Ama biz talihsiz insanlar geçmiş ve geleceğin o kadar etkisi altındayızdır ki şu anda kısaca geziniriz. Çocukluğumuzun altın günlerini neden hep özlemle anarız, biliyor musunuz? Nietzsche bunun nedenini, o günlerin kaygısız günler, en küçük bir kaygının olmadığı günler, ağır ve acı veren anılarla, geçmişin çöpleriyle yere çökmeden önceki günler olmasına bağlar. Marjinal bir noktayı daha belirteyim : Nietzsche'den alıntı yaptım ama bu düşüncesi orijinal değil. Burada da pek çok yerde olduğu gibi Schopenhauer'in çalışmalarını yağmalamış. "
" En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ama bunun en büyük budalalığımız olduğunu da söyleyebiliriz çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez."
-Arthur Schopenhauer
"Ben de iki ayaklılardan korkuyorum," diye devam etti Philip. "Ve mutlu bir adamın diğer yaratıkların çoğundan uzak durabilen kişi olduğuna dair gözlemi paylaşıyorum. Bu dünyada cehennemi iki ayaklıların yarattığına nasıl katılmazsın? Schopenhauer, 'homo homini lupus' der, yani insan insanın kurdudur ; onun Sartre'ın Çıkış Yok adlı kitabına da esin kaynağı olduğundan eminim."