Tıpkı şimdi bizler gibi birbirine yabancı olan iki insan, aralarındaki duvarı birden yıkar, kendilerini birbirlerine çok yakın duyar, tek bir kişi gibi hissederlerse o an yaşamın en heyecanlı, en baş döndürücü anıdır. Bu an, sevgisiz, kopuk, soyutlanmış bir kişi için çok daha harikulade , çok daha mucizevidir. Bu ani yaklaşmanın mucizesi , cinsel çekicilik ve birleşmeyle başlar ya da birlikte oluşursa gerçekleşmesi çok daha kolaylaşır. Ne var ki bu tür sevgiler doğaları gereği bitimsiz değildir. İki insan birbirlerini daha iyi tanıdıkça yakınlaşmalarındaki mucizevi nitelik, düş kırıklıkları, çelişkiler bıkkınlıklarla ilk heyecanlarından arta kalan ne varsa tümünü silip süpürürken kendisi de yavaş yavaş yiter. Başlangıçta bunun farkına varmazlar. Aslında birbirleri için o yanıp tutuşmalar, deli divane olmalar, daha önceki yalnızlıklarının derecsini gösteren bir kanıtken, sevgilerinin şiddetinin ölçüsüymüş gibi kabul ederler.