Doğukan Hazar Baştuğ

Doğukan Hazar Baştuğ
@Giyomtel
Başımda bere elimde sarı madenden boru Deli gibi gidiyorum katırın gittiği yöne doğru...
Reklam
Gardiyan Rıfat
Belki de bizden daha kötüleride vardır be Rıfat, - ben hiç görmedim Daha yalnızları vardır ama di mi? - sen yalnız mısın? Ben varım ya Sen olmak zorunda olduğun icin varsın Rıfat, - sen de öyle Evet,ama ben kimsesiz bir mahkumum sen ise evli bir gardiyan. - sonuçta ayni yerdeyiz işte Mesai bitene kadar.
Sesini Kaybeden Şehir
(ŞUAN Kİ İSTANBUL'U ANİMSATİYOR BANA BU ŞİİR) Adedi devir sıfır. Şehir sustu. Kenetlendi nokta nokta şehrinin asfalt-beton çenesi: bin dokuz yüz nokta nokta senesi nokta nokta ayında.. Cadde boş. Bir uçtan bir uca koş. Cadde boş bomboş cebim gibi… Kesildi akmıyor su… Ne bir motor uğultusu ne dönen bir tekerlek var. Rüzgâr: sürüklüyor asfaltta Mister Ford’un adını: duvarlardan kopan renkli bir ilân kâadını kaldırımda savuruyor… Üç adam. Üç adam duruyor: Birincinin kolunda kırık bir keman var, ikincinin başında silindir sırtında frak, üçüncü kıllı bir maymun gibi çıplak.. Sokak.
Düşlemek
Gece yarisi, balkon sigarasına çıkarmışcasına ellerini dayayıp korkuluğa, Sabahı düşlemek gibi yahut başka bir tende Mutluluğu düşlemek. Kafesin içinde yeter mi ki düşlemek? -DHB
Elzem yağmurlar düştü çeltik tarlalarına, Ne sinek bildi kıymetini ne pirinç Sinek öldü pirinç boğuldu -DHB
Reklam