Hayat uçup gidiyor...
Yarının garantisi yokken içimdeki sancıları dökmek istiyorum.
Öncelikle kendimi affediyorum. Hayallerim için koşacağım derken şuanlarımı kaçırdığım için, birileri tarafından kelimelerin esaretinde kalmaktan korkarak atmadığım adımlar için, ertelediğim ve es geçtiğim her şey için... Ve kırıldığım, üzüldüğüm herkesi de affediyorum.
En önemlisi öncelikle beni asla yalnız bırakmayan iç sesimi ve kendimi çok seviyorum. Bir gün söyleme fırsatım olmazsa ailemi, dostlarımı, arkadaşlarımı çok seviyorum. Ve en çok seni seviyorum Mavi Oğlum...
Ama yine de yarınlara olan umudum tam. Bizle ya da bizsiz bir gün bir yerlerde birileri bu gidişe dur diyecek.