Esas konu başka; bizde asıl dert, aydın etiketlilerin yarım ve çeyrek bilgili olmasıdır. Entelektüel seviye başkadır. Bu seviye bütün dünyada geriledi. Bugünün işi değil; Birinci Cihan Harbi’nden sonra beşeriyette bir tereddi,yani gerileme başlamıştır.
Ne demişler; “Eğer gençler bilse, ihtiyarlar yapabilse.” Bu sözün anlamı da işte bu bağlamda ortaya çıkıyor. Demek ki belli bir şeyi yapabilecek olanların, onu artık yapamayan ama şüphesiz çok bilenlerden öğrenmesi gereken konular vardır.
Herkes kendi talihinin mimarıdır; “faber est suae quisque fortunae.” Bu yapı ve uyumu hayatınızın canlı renklerinde ve faydalı yaşamaya çalıştığınız için bunun neticesinin yarattığı olgunluğu yüz hatlarınızda taşır ve etrafa verirsiniz.