Önceleri kalbi ,felaketinin ne kadar büyük olduğunu anlamıyor;heyecanlı olmaktan çok,şaşkındır.Fakat aklı başına geldikçe talihsizliğinin büyüklüğünü anlıyor.Onun için artık hayatta hiçbir zevk yoktur,hepsi mahvolmuştur;o,yüreğini parçalayan müthiş umutsuzluğun bir ok gibi saplanarak yaptığı sancılardan başka bir şey duyacak halde değildir.Fakat vücudun çektiği acılardan söz etmek neye yarar?
Yalnız vücudun duyduğu hangi acı vardır ki o ıstırapla mukayese edilebilsin ?