Mila Gallo

Mila Gallo
@Gllomila
Based in NYC I study the past with precision I build the future with intention But I belong to neither
Civil Engineer
New york
85 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
İstanbul’dan Sayfalar – İlber Ortaylı
Puan vermedi·304 syf.··
2026 112. kitabı
Bazı kitaplar vardır, hızlı okunmaz; sindirilir. İstanbul’dan Sayfalar benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Açık konuşmak gerekirse İlber Hoca’nın dili zaman zaman ağır geldi, bazı bölümlerde dönüp tekrar okuduğum yerler oldu. Ama buna rağmen kitap bittiğinde insana gerçekten bir şey kattığını hissediyorsunuz. Bu kitap yalnızca İstanbul’u anlatmıyor; İstanbul’un hafızasını, ruhunu, geçmişten bugüne taşıdığı kültürü, insanını ve medeniyet birikimini anlatıyor. Bir sokağın, bir semtin, bir yapının bile aslında ne kadar büyük bir tarihin parçası olduğunu fark ediyorsunuz. Günlük hayatta önünden geçip gittiğimiz yerlerin arkasında nasıl hikâyeler olduğunu görmek etkileyiciydi. İlber Ortaylı’nın bilgi birikimi zaten tartışılmaz ama bu kitapta beni en çok etkileyen şey, İstanbul’u sadece bir şehir gibi değil, yaşayan bir medeniyet gibi anlatması oldu. Bazen bir camide, bazen eski bir sokakta, bazen de bir semtin değişen yapısında kendinizi tarihin içinde hissediyorsunuz. Kolay okunan bir kitap mı? Açıkçası hayır. Özellikle İlber Hoca’nın üslubuna alışık değilseniz zaman zaman yorabiliyor. Ama sabırla okunduğunda gerçekten insana farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Ben okurken hem düşündüm hem de İstanbul’a başka bir gözle bakmaya başladım. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en net duygu şu oldu: Bir şehri sevmek için önce onu tanımak gerekiyor ve İstanbul, tanıdıkça insanı daha da içine çeken bir şehir. ️ Tarihi, kültürü ve İstanbul’un ruhunu merak eden herkese tavsiye ederim.
1000Kitap
İstanbul'dan Sayfalarİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2019991 okunma
Reklam
Burası Mahkeme
Puan vermedi·165 syf.··
2026 111. kitabı
Dün Gece boyunca düşündüm… Bir ülkenin adalet sistemi sadece mahkeme salonlarında değil; insanların korkularında, suskunluklarında ve “nasıl olsa değişmez” dediği anlarda da şekilleniyor. Canan Coşkun’un “Burası Mahkeme” kitabı tam olarak bunu anlatıyor aslında. Yeni Türkiye’de yargının nasıl dönüştüğünü; hukukun, siyasetin ve toplumun birbirine nasıl temas ettiğini sade ama sarsıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitabı okurken en çok şunu hissettim: Adalet bazen bir kanun maddesinden çok, onu uygulayan insanların vicdanıyla ilgili. Çünkü aynı mahkeme salonu; birine umut, bir diğerine ise sessiz bir çaresizlik olabiliyor. Özellikle gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler ve sıradan insanların yargı süreçleri üzerinden; “hukuk devleti” dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan olduğunu anlatıyor. Ve insan okurken ister istemez şu soruyu düşünüyor: Bir ülkede adalet gerçekten herkes için eşit olabilir mi? Bazı kitaplar bilgi verir, bazılarıysa insanın zihninde uzun süre kapanmayan sorular bırakır. Bu kitap ikinci gruptaydı.
1000Kitap
Burası MahkemeCanan Coşkun · İletişim Yayınları · 201912 okunma
Vıctor HUGO..
Puan vermedi·120 syf.··
2026 110. kitabı
Victor Hugo’nun Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı eseri, sadece bir mahkûmun son saatlerini anlatmıyor; aslında insanın adalet, vicdan ve ölüm karşısındaki çaresizliğini gözler önüne seriyor. Kitap boyunca ismi bile verilmeyen bir adamın idama giden süreçte yaşadığı psikolojik çöküşü okuyoruz. Hugo burada suçu tartışmaktan çok, cezanın kendisini sorgulatıyor. Özellikle idam cezasının insan üzerindeki yıkıcı etkisini, bekleyişin verdiği o ağır yükü ve kaçınılmaz sonun yarattığı korkuyu oldukça çarpıcı bir şekilde aktarıyor. En etkileyici yanı ise, okuru sürekli şu soruyla baş başa bırakması: “Bir insanı öldürerek adalet sağlanabilir mi?” Kısa ama etkisi uzun süren bu eser, hem duygusal hem de düşündürücü yapısıyla klasikler arasında neden bu kadar önemli bir yere sahip olduğunu fazlasıyla hissettiriyor. Bir İdam Mahkûmunun Son GünüBir İdam Mahkûmunun Son Günü
1000Kitap
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma
Gönlümün Azizi Yavuz Sultan Selim Han..
Puan vermedi·416 syf.··
2026 29. kitabı
Bu divanı okurken şunu fark ettim: güçlü olmak sadece savaşmak değil, insanın kendi içinde de bir mücadele vermesiymiş. Yavuz Sultan Selim’i hep sert, keskin ve kararlı bir padişah olarak biliyoruz ama bu şiirlerde bambaşka bir yönü çıkıyor karşımıza. Daha içe dönük, daha duygusal ve daha derin bir tarafı var. Şiirlerinde en çok dikkatimi çeken şey, dünyanın geçiciliği ve insanın iç hesaplaşması oldu. Güç, taht, zafer… hepsi var ama bir noktada hepsinin gelip geçici olduğu hissi de çok net. Bir yandan Allah’a yakınlık, teslimiyet ve kader vurgusu var; diğer yandan insanın içindeki yalnızlık ve sorgulama. Yani dışarıda koskoca bir imparatorluk, içeride ise kendiyle baş başa kalan bir insan. Bence bu divan, Yavuz Sultan Selim’i sadece bir hükümdar olarak değil; düşünen, hisseden ve kendi iç dünyasında da savaş veren biri olarak gösteriyor.
1000Kitap
Yavuz Sultan Selim DivanıYavuz Sultan Selim · Kökler Derneği Yayınları · 201684 okunma
bazı insanlar hayatımızda geç kalınmış hikâyeler gibi.
Puan vermedi·227 syf.··
2026 10. kitabı
Bu kitap bana şunu hissettirdi: bazı şeyler zamanla geçmiyor, sadece içimizde sessizleşiyor. Hikâye bir baba ile oğlun yıllar sonra bir araya gelmesiyle başlıyor. Aralarında biriken kırgınlıklar, söylenmemiş sözler ve yarım kalmış duygular var. Aslında yan yanalar ama aralarındaki mesafe hiç kapanmamış gibi. Yol boyunca sadece fiziksel bir yolculuk yapılmıyor; geçmişe de gidiliyor. İnsan ister istemez şunu düşünüyor: bazı insanlar hayatımızda geç kalınmış hikâyeler gibi. En çok hoşuma giden tarafı, duyguyu abartmadan vermesi oldu. Çok büyük cümleler yok ama her şey çok gerçek. O suskunluklar, o mesafe… insanın içine işliyor. Bence bu kitap, affetmenin her zaman kolay olmadığını ama insanın içinde taşıdığı yükle de sonsuza kadar yaşayamayacağını anlatıyor.
1000Kitap
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,324 okunma
Reklam