Gülseda Öztürk

9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 18:58
Ermiş'in Aşk Mektupları bir solukta biten, tadı damağımda kalan bir kitaptı. Halil Cibran belki de "Ermiş" kitabından dolayı çok başka, tanrısal bir yere koyduğum bir yazardı benim için... Herhangi bir insan gibi aşk acısı çekmesi, aşkını ifade etmek istemesi bu sebeple okumadan önce tuhaf gelmişti fakat hissettiği ve ifade ettiği duyguların sadece anladığımız anlamda aşk olmadığını, çok derin ve içsel bir yolculuk olduğunu fark ettim okuduğumda. Düşüncelerinin, sevdiği kadınla paylaşılıp tartışıldıkça nasıl derinleşip, genişleyip, yerleştiğini gördüm ve aşkın tam da böyle, aslında insanı kendisine yaklaştırması ve büyütmesi gerektiğini, başka türlüsünün bencillik ve ego savaşından başka bir şey olmayacağını dişündüm. Hep başucumda tutup,dönüp dönüp okumak isteyeceğim bir kitap oldu benim için.
Ermiş’in Aşk MektuplarıHalil Cibran · Can Yayınları · 2025301 okunma
Puan vermedi·249 syf.··
2026 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 10:40
Kitabın en başından en sonuna kadar aklımda dönüp duran kelime “lezzet” , en sıkıldığım yerlerinde bile çok lezzetli bir şeyler okuduğum duygusundaydım, birisinin zihninin akışını okuduğum hissiyle okudum, dolayısıyla da o akış daldan dala atladı, kendimden başka birinin düşünce akışında geziyor olmak benim için çok keyifliydi. Evet odaklanması, bir çırpıda bitirmesi güç bir kitaptı ama beni olaylarla bağlaması beklentisine girmeden lezzetini damağımda hissederek birinin zihninde harika bir anlatımla gezinmek çok güzeldi.
Beyaz KalpJavier Marias · Yapı Kredi Yayınları · 2016965 okunma
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 00:00
İklimler benim için tatlı dilli, kolay okunan, hızla akıp giden bir kitaptı.Kadınlara dair fikirler oldukça can sıkıcı olsa da genel olarak kitabın atmosferini,içinde geçtiği dönemi ve o dönemde hissetmeyi sevdim. Odile’nin böyle bir dönemde bile kendin varetmeye çalışırken kimseye boyun eğmeyişi, değişmeyişi, bencillik gibi algılanabilir belki ama bence savunma mekanizmasıydı ama maalesef ruhu fazla yorgun düştü ve sonunu o getirdi. Kitapta en umursamaz, en kendi keyfine göre hereket eden Odile gibi görünse de bence o yanlış zamanda doğmus ve bundan acı çeken bir ruhtu, benim kalbime en çok Odile dokundu. Philippe karakterini nereye koyacağını bulamamış, acıdan keyif alıp ama bunu inkar ederek acı çekiyorum diye ağlayan yine de acıyı kovalayan, çok büyük ihtimalle kendi değersizlik duygusundan kaynaklı olarak ona değer verenleri umursamayıp, değer vermeyenlere kendini kanıtlamaya çalışırken çok da üzülmediğim bir sona ulaşan bir karakterdi benim için. Aslında Odile için hissettiklerine başta çok saygı duydum, aşkı için neleri kabul ediyor dedim ama sonra dönüştüğü kişiyle birlikte aslında meselenin tamamen kendisiyle alakalı olduğu ortaya çıktı bence. Isabelle ise sevgisini tam o dönemde kadınlar için çizilen roller çerçevesinde ifade eden, o çerçevede yaşayan bir karakterdi. Kabullendiği ve savunduğu şeyler bana sinir harbi yaşattırdı, kollarından tutup kendine gel diye bağırasım geldi. Neyse ki kader o bilmese de ondan yanaydı da kendisinin kafasını seve seve teslim edeceği cellatı kendinden önce öldü. Özetle keyifli, nostaljik, tatlı bir yolculuktu.
İklimlerAndre Maurois · Görsel Yayınlar · 19923,463 okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 00:00
Biomortem yazarın Piamater serisinden sonra okuduğum ikinci kitabı fakat ben maalesef Serkan Karaismailoğlu’nun yazdığı sonları sevemiyorum. Piamater’in sonu daha büyük bir hayalkırıklığıydı benim için ama bunda da aynı şeyi hissettim maalesef.Sanki tüm kitap boyunca okuduklarım boşa gitmiş gibi oldu. Bunun dışında ölüme, gömülmeye, ruha dair çok farklı bir bakış açısı kazandırdı ki sanırım kitapla ilgili tek sevdiğim şey bu oldu. Çünkü ben verdiği bilgilerin de sanki suyun üstünde kalan yağ gibi hikayeyle tam olarak kaynaşmadığını düşünüyorum, bana bilgi ve yeterlilik ispatlama çabası gibi geliyor. Mesela “ Olasılıksız” ve “Empati” yi okuduğumda böyle hissetmemiş, farkında olmadan ne de güzel bilgiler edinmiştim. Dil olarak bakacak olursak ilk kitaplarına göre daha iyi gibi. Özetle kattığı yeni bakış açıları ve merak unsurunu kullanımı açısından keyifli okudum ama yukarıda anlattığım diğer sebepler ve sonu hikayeye sahip çıkmama engel oldu.
BiomortemSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20252,749 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 13:29
Bu kitap için ilk söyleyebileceğim şey içimi sıcacık eden ama bir yandan da sızlatan bir yanı olması… Çok içten, çok bizden, çok tanıdık… İki bambaşka yalnızlığın buluşup birbirine ışık olması belki… Meltem’in kimsesizliği çok zorlayıcı ve ürkütücüydü. Çaresizdi, kendi seçmemişti ve hak etmemişti ama kim hak eder ki zaten… Sonunda kendini yuvasında hissedebilmesi çok iyi geldi, derin bir oh çektirdi bana. Selime teyzenin yalnızlığı ise daha seçilmiş daha bencilce bir yalnızlıktı bence, tabii ki onu o noktaya getiren haklı sebepleri de vardı ama yine de hayatı boyunca hep kendini daha çok düşünmüş, başkalarının en çok kendini düşünmemesini içerleyip, küsmüş de yalnız kalmıştı bana göre. Yazarın diline gelecek olursak her zamanki gibi okuyucunun başını okşarcasına tatlı ve akıcıydı. Şermin Yaşar benim için her konuda tavsiyesini isteyeceğim, hep yanımda, hayatımda isteyeceğim güvenli bir sığınak gibi.
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,4bin okunma