Dünyanın en akıllı anteni insandır. İnsan denilen uydu, titreşimlerini kendi frekansına uygun yayınlamaktadır. Kendi frekansı dediğimizde kendi düşüncelerinin oluşturduğu vibrasyonlar (titreşimler) anlaşılmalıdır.
Paradoks olan şey ise başkaları uğruna terk ettiğimiz "kendimizin" mutluluğunu bol bol övgü, saygı, değer verilmesi, sevilmesi ile tatmin olmasını istiyoruz. Bir çay içecek kadar zaman ayıramadığımız "kendimizi " herkesin sevmesini, övmesini bekliyoruz. Beklentimiz gerçekleşmediğinde de mutlu olamıyoruz. İşte o zaman duygu iniş-çıkışları yaşıyoruz.
Ne zaman bedenimiz bizimle hastalıkların diliyle konuşuyorsa, düşünce tarzımızın, davranışlarımızın farkında olmamızı ve değiştirmemizi istiyor demektir. Bedenimiz bize fiziki, duygusal veya düşünce kapasitemizin sınırına geldiğimizi, acilen dağıtıcı iç düzenimizden ve inançlarımızdan kurtulmamız gerektiğini söylüyordur. Değerlerimizi, bakış açımızı, yasa kitabımızı değiştirmemiz gerektiğini ifade etmeye çalışıyordur.