Elizabeth'ten daha önyargılı biri varsa o, benim. Klasiklerden biri değil mi? Bildiğin de bir kitap, okumalısın. Ama yok, okumam. Sarmaz şimdi beni, aşk diyor, romantik kitap... Hele ki klasiklerden bir de... Diye diye ertelediğim o kitapla bu sene pek kıymetlim sayesinde tanıştım. Ufak(!) tehditleriyle beni destekledi ve sayesinde kitaba başladım.
Büyük yanılmışım, yazar yaşıyor olsaydı gider özür dilerdim. Ya da bir gece ansızın Londra'ya uçabilecek biri olmadığımdan mail yazardım. Ama bir şekilde ulaşırdım.
Gör beni Austen! Bu gece üst yetkililerden izin koparabilirsen rüyama bekliyorum.
18.yy sonu, 19.yy başında böyle mizahi, akıcı, üslubu arı bir kitap yazdığı için tebrik etmek isterdim. Ve de bunu yazan bir KADIN. Klasikler için yargım bellidir; birincisi çok sıkıcı olurlar, ikincisi toplumsal mesaj verirler, üçüncüsü yazar kadınsa kitap ekstra gereksiz yere uzun olur. O yüzden hiç beklediğim gibi değildi. Her karakter çarpıcı bir şekilde gerçekçiydi. Gereksiz mekân tasfirlerinden kaçınılmış, siz zaten biliyorsunuz denilerek es geçilmiş. Şayet bu bana keyif verdi.
Kitaptaki en sevdiğim karakter ise Mary ve Mr.Bennet. Mary, kitapta en az bahsi geçen kardeşti ancak en zevk aldığım çatlaklardan da biriydi. Babasıyla diyaloglarını okumak isterdim şayet epey keyifli olacağından da eminim.
Beni bu kitapla tanıştırdığın için tüm kalbimle teşekkür ederim