“Herkesin bir putu vardır ne kadar yok dese de vardır. İşte nefs içimizde var olan bir put hane gibidir. Ne anımız eksikse o yanımızdan saldırır ve eksik yanımızı put eder gönlümüze. Kiminin putu şöhretdir mesela, kiminin putu şehvet, kiminin bu para, kiminin haset, kiminin putu evlattır belki ya da hayattır. Bunlar nefsin bize sevdirdikleridir ve onun sevdiklerini Allahın sevdiklerinden çok sevmek işte odur suç olan. Put Allah’a yönelmeye engel olan bir şeyse eğer o vakit bizi ondan uzaklaştıran her şey puttur. Yani biz putperest değiliz ama bilin ki hepimizin bir putu var.” Bu satırlar bana şu şiiri anımsattı:
ibrâhîm
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim
güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrâhîm
güneşi evime sokan kim
asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrâhîm
Gönlümü put sanıp kıran kim