Cümbezin Kızı, Kıbrıs’ın yakın tarihini kadınların gözünden anlatan, hafızada uzun süre yer eden güçlü bir roman. Ülkü Demiray, savaşın ve bölünmenin yalnızca sınırları değil, insanların hayatlarını da nasıl parçaladığını etkileyici bir dille aktarıyor.
Romanın en etkileyici yanı, tarihin çoğu zaman sessiz bıraktığı kadınların hikâyelerine söz vermesi. Türk ve Rum karakterlerin ortak acıları üzerinden, kimliklerin ötesinde insan olmanın kırılganlığını hissettiriyor. Cümbez ağacı ise kök salmanın, dayanıklılığın ve belleğin güçlü bir sembolü olarak romanın ruhunu taşıyor.
Zaman zaman duygusal tonu yoğunlaşsa ve bazı karakterler daha derin işlenebilseydi daha güçlü olabilirdi. Yine de anlattığı hikâyenin samimiyeti ve tarihsel arka planın etkileyiciliği bu eksikleri büyük ölçüde unutturuyor.
Tarihin unutulan köşelerine ışık tutan, acıyı sessiz ama derin bir şekilde anlatan etkileyici bir roman. Bitirdiğinizde yalnızca bir hikâye okumamış, bir dönemin hafızasına tanıklık etmiş oluyorsunuz.