30’lu yaşlar “akşamdan kalma” bir bilinçle geçer bazen; ergenlikten beri yaşananların kaosu, gürültüsü, bulanıklığı içinde. Anlam henüz orada değildir. Yetkinlik, olgunluk, aşkınlık orada değildir. Boşluk ve yönsüzlük hakimdir yaşama. Güvensizlik, şüphe, hayal kırıklığı. Ben yıllardır “hepsi bu mu krizi” derim buna. Popüler psikoloji “çeyrek hayat krizi” (quarter-life crisis) diyor. Bu süreç, bir varoluşsal sorgulama ve yaratım süreci aslında. Yeniden düşünmeyi, düşünce üzerine düşünmeyi, duygunla değil aklınla düşünmeyi, kırılmadan/küsmeden/kin gütmeden düşünmeyi öğrenmek, derinlik kazanmak, kendini yıkıp yeniden yapılandırmak için bir çağrı. Bu krizi hiç yaşamayanların orta yaşa daha hazırlıksız girdiklerini gözlemliyorum.
ŞuLe öncü (alıntı)