Bu kitap beni hem etkiledi hem de yer yer yordu. Firdevs’in hayatı üzerinden kadınların nasıl sistemli bir şekilde baskılandığını okumak sarsıcıydı.
Nevâl El-Seddavi anlatımda oldukça doğrudan; okurken rahatsız olmamak neredeyse imkansız ve sanırım yazarın da tam olarak istediği şey bu.
Ancak romanda birçok sahnede aynı olayların ve duyguların tekrarlandığını hissettim. Verilmek istenen mesajı anlasam da, bu tekrarlar bir noktadan sonra anlatının gücünü benim için azalttı ve hikayeden kopmama neden oldu.
Buna rağmen Firdevs’in “sıfır noktasına” ulaştığı an, yani artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığı yer, kitabın en çarpıcı kısmıydı. Ölümle yüzleştiği noktada hissettiği özgürlük duygusu, kitabın bende bıraktığı en güçlü iz oldu.
Genel olarak kusurları olsa da,
Sıfır Noktasındaki Kadın iktidar ve özgürlük üzerine düşünmek isteyenler için etkileyici bir okuma.
Felsefenin Tesellisi , felsefeyi soğuk ve uzak olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine taşıyan bir kitap. Yazar, ağır gelen kavramları bile sade, anlaşılır ve akıcı bir dille anlatıyor, bu yüzden felsefeyle mesafeli olan okuyucuları bile içine çekiyor. Şahsen ben ilk başta ağır ve anlaşılması zor bir kitap olduğunu düşünüyordum...
Kitap, modern insanın en tanıdık duygularına odaklanıyor: başarısızlık, yetersizlik, popüler olmama, kaygı, aşk acısı ve hayal kırıklığı.
Her bölümde bir filozof devreye giriyor:
Sokrates çoğunluğun onayının şart olmadığını söylüyor,
Epikür mutluluğun parada değil, huzur ve dostlukta olduğunu hatırlatıyor,
Seneca hayatta talihsizliklerin kaçınılmaz olduğunu anlatıyor,
Montaigne kusurlarımızı kabul etmeye çağırıyor,
Schopenhauer aşkı anlamlandırıyor,
Nietzsche zorlukların büyümenin parçası olduğunu gösteriyor.
Kitabı benim için özel yapan şeyse sadece içeriği değildi.
Bu kitabı çok sevdiğim biri önerdi, hatta okuduğu kitabı, kendi işaretlemeleri ve alıntılarıyla birlikte bana gönderdi. Sayfaların arasında onun düşüncelerine dokunmak, çizgilerinin arkasına saklanan sesini duymak beni sanki onunla yan yana okuyormuşum gibi hissettirdi. Her altını çizdiği cümlede ona biraz daha yaklaştım, her sayfada onunla birlikte düşündüm.
Sonuç olarak:
Felsefenin Tesellisi , sadece felsefeyi değil, insanı anlamaya çalışan herkes için sıcak bir yol arkadaşı.
Ve doğru kişi önerdiğinde, iki kişi arasında kurulmuş sessiz bir köprüye dönüşüyor...
Hyunam-Dong Kitabevi kapısından gireni hemen sarıp sarmalayan bir hikâye.
Sanki gerçek dünyadan küçük bir kaçış noktası, raflar arasında kaybolduğun, kahve kokusunun ağır ağır yayıldığı, herkesin kendince huzur bulduğu bir yer.
Bu kitap bana şunu öğretti; Hayat her zaman ağır olmak zorunda değil. Bazen karanlık gibi görünen şeylerin içinden de sıcaklık süzülüyor. Bir fincan kahve, bir sessizlik, bir kitap… ve insan kendini toparlamaya başlıyor.
Hyunam-dong sadece bir kitabevi değil; yavaşlamanın, nefes almanın, kendine iyi davranmanın hatırlatıcısı.
Okurken hem kaybolduğumu hem de kendimi bulduğumu hissettim.
Kitapları sevenlerin yolu er ya da geç buraya düşüyor.
Ve belki de hepimizin içinde böyle bir kitabevi zaten var...