Evet, öyle yap Lucilius, kendin için kazan kendini. Şimdiye değin senden zorla alinan ya da çalınan, boşa akip giden zamanına sarıl, iyi kullan onu. Durum, emin ol, sana yazdigim gibi: Kimi zamanimiz bizden zorla aliniyor, kimisi sinsice çalınıyor, kimisi de boşa akip gidiyor. Umursamadigimiz için ugradigimiz kayip da, en yüz kizartici olanı.
Dikkat edersen, hayatimizin en büyük bölümü kötü is yapmakla, büyük bir bölümü hiçbir is yapmamakla, tüm yaşamımız da yapmamiz gerekenden başka iş yapmakla geçiyor. Zamana deger veren, gününün değeri bilen, her gün biraz daha ölmekte oldugunu anlayan bir kimse gösterebilir misin bana? Yanildigimiz bir nokta var: Saniyoruz ki ölüm önümüzdedir; oysa ölümün büyük bir kismi simdiden geçip gitmistir. Hayatimizin geride kalan kismini ölüm eline geçirmiş. O halde, bana yazdigin gibi davran Lucilius'um, sarıl bütün saatlerine: Bugününe el koyarsan, daha az bagli kalacaksin yarina. Böyledir bu is: Yasamak ertelendimi, hizla akar geçer. Her sey yabancidir bize. Lucilius, bizim olan bir tek sey var: zaman.