"Benim ismim Çaydanlık olsun" diyor; "Seninki de Sürahi." Kendimizi çimenlerin üzerine atıp katıla katıla gülüyoruz.
O susmuyor:
"Benim soyumun ismi Patlıcan olsun; seninkinin Patates."
Gözlerimizden yaşlar geliyor. Biz iki çocuğuz. Birimiz daha ilkokul öğrencisi; diğerimiz ölü. O çırılçıplak; ben önlüklü. Avaz avazız. Bir o bağırıyor, "Patlıcan soykırımı!" Bir ben bağırıyorum, "Ne mutlu patatesim diyene." Taklalar atıyoruz çimenlerin üzerinde. Sonra yoruluyoruz. Ne de olsa çocuğuz. Uykumuz da geliyor. O çırılçıplak; benim üzerimde önlük. Aramayın bizi, biz kırlarda mutlu öldük.