“… Bu ölülerden kaçı diriltilebilecekti acaba? D koğuşundaki kadınların kaçı bir gün özgürlüğe kavuşabilecekti? […] Kimileri de, dışarda, ayakta tedavi gören hastalar olarak, bir çeşit yarım-yaşam sürdürdürebilecek kadar iyileşmişti ancak. Kaçı tam anlamıyla dışarıdaydı, canlı ve özgürdü acaba?”
“Kefen ve gelinlik. Birbirinin aynı olan iki giysi. Dinle bak! Ölürken yaşamak; yaşarken ölmek; savaşırken teslim olmak ve teslim olurken savaşmak zorunda kalıyorsun, değil mi?”
“Yeryüzü-dünyasında, bir üyelik görüntüsü oluşturma zorunluluğu vardı. Deborah, bu üyelik gereğini, ancak kokuşmuş, zavallı, sakat, biçimsiz, garip, delirmekte-olanlarla karşılayabileceğini keşfetmişti.”