Emre

Emre
@Guncelokurlar
Kibire varmayan ağırbaşlılığın asaletinden yanayım.
167 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
7/10
·288 syf.··
2021 50. kitabı
Yine bir Jack London eseri. Yine vahşi doğa, zorluklar, hayatta kalma mücadelesi ve bir hayvan dostumuzu anlatıyor. Ana karakterimiz kitap ile aynı isimli olan Beyaz Diş. Ancak kitabın giriş kısmında Beyaz Diş değil annesi çıkıyor karşımıza. Beyaz Diş'in annesi Kiche ile ilgili birkaç bölüm okuduktan sonra Beyaz Diş'in dünyaya geldiği kısımlara geçiyoruz. Bu kısımlarda Beyaz Diş'in kendisini ve çevresini keşfetme, içgüdülerinin farkına varma ve dünyayı anlamlandırma sürecini okuyoruz. Romanında yer verdiği ortamları kendisi de gidip görmüş olan Jack London bu sayede Kuzey Toprakları'nın vahşiliğini, sert hava şartlarını daha gerçekçi bir şekilde aktarıyor okura. İnsanın doğuştan gelen çeşitli güdüleri olsa da davranışlarının şekillenmesi anlamında çevrenin etkisi kesinlikle yadsınamaz. Romanda bu durum Beyaz Diş'in doğduğu ve ardından zorla içine sokulduğu çevreye uyum sağlama süreci ile anlatılıyor. Aslında biz canlılar ne kadar benzeriz birbirimize. Alıştığımız ortamdan koparıldığımızda, yeni bir düzene ayak uydurma konusunda bir hayli zorlanıyoruz. Beyaz Diş beklediğimden daha iyi sonuç aldı. Sevdiğim bir kitap ve karakter oldu. Jack London okumaya başlamamın da oldukça doğru bir karar olduğu düşünüyorum. Okumayanlara, okumayı düşünenlere, okumakta tereddüt edenlere gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar.
Beyaz DişJack London · İndigo Yayınları · 202195,4bin okunma
Reklam
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 01:12
Ölüler evinden anılar ilk bölümünde baba katili bir soyludan birkaç kelimeyle söz edilir. Hem de mahpusların işledikleri cinayetleri ne kadar duygusuzca anlatabildiklerine örnek gösterilerek... Bundan başka, katilin mahkeme önünde suçunu inkar ettiği, ama bu meselenin iç yüzünü bilenlerin anlattığına göre, delilerin en ufak şüphe bırakmayacak kadar açık olduğu da anlatılır. Aynı adamlar anılar yazarına suçlunun bir sefih olduğunu gırtlağına kadar borçlandığını, babasını da mirasa konmak için öldürdüğünü anlatırlar. Zaten bu baba katilinin daha önce çalıştığı şehirde de hemen herkes öyküyü aynı şekilde anlatmaktadır. Bu konuda anıların yayımcısı oldukça sağlam bilgilere sahiptir. Son olarak anılarda yazıldığına göre katil pek neşeli, keyfi yerinde bir adamdı; sefih, zıpır aptal olduğu kadar anlayışsızdı da;anıların yazarı onda öyle aman aman bir zalimlik de görmemişti. Yazılara, "Şüphesiz ki ben bu cinayete inanmıyordum." Sözleri eklenmişti. Bugünlerde, ölüler evinden anıların yayımcısı,sibiryadan bir haber almıştır. Bu adam gerçekten suçsuzmuş ve tam 10 yıl haksız olarak sürgün ve ağır hizmet hayatı sürmüş. Suçsuzluğu mahkemece resmen tespit de edilmiş.asıl suçlular bulunmuş suçlarını itiraf etmiş zavallı adamcagiz da hapishaneden çıkarılmıştır.
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2021 36. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2021 00:31
Elime kahvemi aldım, pencere kenarına oturdum, bir yandan yağmurun ses tonu diğer yandan fon müziğimi açıp güzel bir ortam ile kahvemi yudumlayarak tek oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu. Mutlaka okunması gereken bir kitap.İnsanın dünya'ya geliş amacını, hayattaki önceliklerini içinde barındıran iyiliği ve hayattaki birçok şey yapılabilmesi için gerekli olan sevgiyi içinde barındırıyor. İnsan ne için yaşar ? İnsan ailesi anne baba eşi çocukları için yaşar. Daha iyi bir gelecek daha parlak bir kariyer için yaşar, hayatta uğruna mücadele verdiği değerleri için savaşıp mağlup olmamak için yaşar, kimi Allah'a ibadet edip cennetine mazhar olmak için yaşar, kimi de onuru gururu belki de vatanı korumak için yaşar. İnsan hep doymak bilmeyen bir nefisle yaşar. Tolstoy şöyle özetliyor; İnsan ahlak ve sevgi dürüstlük gibi erdemlerle yaşar. İnsan severek, sevilerek, sevgi umarak yaşar. "Tolstoy'a göre sevgi sadece insana karşı değil, bütün varlığa da var edene de olmalı."
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020233,9bin okunma
8/10
·118 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2021 02:49
Victor Hugo Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatçı, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı.Romantik akımın en tanınmış adları arasında yer aldı.Bu kitabın kaleme alınış nedeni iki türlü anlaşılabilir.Söz konusu olan ya bir bahtsızın son düşüncelerini karaladığı irili ufaklı bir tomar sarı kağıdın bulunup kaydedilmesi ya da bu talihsizliğe rastlayan bir adamın,bir filozofun,bir şairin zihninde takıntı halini alan, bütün benliğine hakim olan, daha doğrusu bütün benliğine hakim olmasına izin verdiği idâm düşüncesinden onu ancak bir kitaba dönüştürerek kurtulmasıdır. Gerçek bir idam sahnesini şahit olmasından esinlenerek kaleme aldığı eserinde Victor Hugo idam cezasına karşı tavrını sosyal ve siyasi olaylara değinerek dile getirir.İdam cezasına çarptırılan bir mahkûmun infaz edileceği güne kadar olan süreçte ki duygu ve düşünceleri ustaca kaleme alınmıştır.Kitabı okurken sanki karakter ile birlikte ben de adım adım idama gidiyormuş gibi hissettim, karakterin korkusunu çaresizliğini ve psikolojik durumunu her sayfada hissettim, suçlu da olsa hep bağışlanmasını diledim. Severek aldığım bir klasik kitabımı da bitirmiş bulunmaktayım.Kitap kısa olduğu halde 4 günde bitirdim.Dili sade açık anlaşılır bir kitap. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma