Kaya Bakkaliyesİ
**Bakkaldan içeriye otuz beş yıldır insanlar girer. Siz sanırsınız ki müşteri gelir,ihtiyaçlarını alıp gider.Öyle değil kazın ayağı...Bir köy bakkalında hiç kimse,şehirlerin tabiriyle "üstü kalsın" demez.Ama üstü kalır.Çok fena kalır.
**Teneffüste okul çocukları gelir.Kimisi her şeye saldırır,kimisi istemediğinden alır ama birisi hep en arkadadır.Usul usul kasaya yanaşır, avucunu açar,terli küçük avucunda sımsıkı tutulmaktan iz yapmış bozuk para... Diğer elinde pahalı çikolata.."Bu paraya bu olur mu?" diye sorar çocuk...Olmuyor.Ama olmuyor denmiyor çocuklara.Oluyor,olmuyor ama oluyor.Çocuklar okula gider,o küçük çocuğun eksikliği bakkalda kalır.
**Zengin gelir, zengini...Sırasını beklemez,girdiği gibi sıralar isteklerini.Durumu olmayanın durumu olana usulca sıra verdiği bir dünyadır neticede burası.Ondan alır,bundan alır "Şundan da tart " der, "bundan da tart..." Bolca alır.Zengin gider,kibri bakkalda kalır.
**Kaya bakkaliyesine gelen her müşteri,tam otuz beş yıl boyunca ," Yine bekleriz" diye uğurlandı.Üç yıl önce kapandı,geleni gideni olmasa bile yinede bakkaldı.İndirdim tabelayı, artık bakkal değil...Ama yine de "yine bekleriz..."
/Şermin YAŞAR/
Yayın Tarihi 2017-10-11
İlgili Kategoriler:
Kitap » Edebiyat » Hikaye (yerli)