Kitabı okumuş olsaydınız o çeşit bir yalnızlık olmadığını aksine yalnız kalabilmenin ihtiyaç olduğunu anlardınız. Yok vazgeçtim yalnızlığa öcü gibi bakıyorsunuz -kendileri ile mutsuz olan her insan gibi- anlamazdınız.
Üşenmedim bu cümleyi aradım kimse alıntılamamış başka, demek ki başka kimse umutsuzluğun bu seviyesini dışarıdan da olsa gözlemlememiş. Oysa La La Land filminde Mia'nın eve dönerken "home, home" deyip kendi evini değil ailesinin evini kast edişinden başka bir anlatıma denk gelmemiştim. Bu cümle iki oldu.
Umudu gerçekten yitirmek doğduğun şehre dönmekten daha kötü. Umudunu kaybetmiş gibi olsada içinde bir yerde hep var etmeye çalışan bir şekilde de var eden (benim gibi) ruhlar için daha özel bir kitaptır herhalde bu kitap. Sizin de alıntılarınızda çok benim gibi şeyler buldum. Belki de aynı kitaplarda ne kadar benzer şeylerin altını çiziyoruzdur. 🌹