Düşmanının ayağına taş değse müstehak görürken, kendi başına gelen bir sürü musibete rağmen bunu kutsal bir imtihan görüp kendisinden şüphe bile etmeyen bir anlayışı ıslah edemezsiniz...
Kendini dahil etmediğin hiçbir yargılama süreci adalet de huzur da çözüm de getirmez...
İnsan kalbi acayip, ne çabuk ısınıyor. Çabuk ısınıyor, çabuk kırılıyor. . . Ama soğuması için epey zaman gerekiyor, tamiriyse mümkün mü bilemiyorum...
Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir;
Ben kimim, sâki olan kimdir, mey ü sahbâ nedir?
Gerçi cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem
Sorsa canân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir.
Vasldan çün âşıkı müstağni eyler bir visâl
Âşıka mâ’şuktan her dem bu istiğnâ nedir?
Hikmet-i dünyâ vü mâfîhâ bilen ârif değil.
Ârif oldur bilmeye dünyâ vü mâfîhâ nedir.
Âh ü feryadın Fuzûlî incidipdir âlemi
Ger belâ-yı aşk ile hoşnûd isen gavgâ nedir.
Öyle sermestim ki, idrak edemem dünya nedir;
Ben kimim, sâki olan kim, bu şarap acaba nedir?
Gerçi çılgına dönen kalbim için sevgiliden bir lutuf istiyorum;
Ama sevgili çılgın gönlümün arzusunu sorsa, onu da bilmiyorum.
Madem aşığı vuslata doyuran kavuşmaktan ibarettir
O halde sevenin sevilenden uzak kalmada bulduğu bu acı lezzet nedir?
Dünya ve içindekilerin hikmetini bilen değildir bilge.
Bilge o kişidir ki dünyayı da, içindekileri de bilmeye.
Fuzûli ah ve haykırışların herkesi incitmektedir.
Eğer aşk belasından hoşnut isen, bu kavga nedir?