Aslında bu kitaba başlarken baya tereddütlüydüm. Çünkü birkaç eleştiri görmüştüm ve sıkıcı olacağını düşünüyordum. Fakat iyi ki okumuşum, diyebilirim. Üç arkadaşını toprağa vermiş biri olarak bazı kısımlar beni altüst etti. Turgut’un zihinen hep Selim’i düşünmesi benim için çok gerçekçiydi. Yazar bir kısımda ‘bilinç akışı’ tekniğini kullanmıştı. Enfes bir deneyimdi. Birde kimsenin üstüne konuşmadığı bir konu olarak Turgut’un karısı Nermin:
Nedense Turgut hep Nermin’in onu anlamayacağını, acıların sanki ona özel olmasını düşündüğü kısımlarda çok öfkelendim. Size gereksiz bir his gibi gelebilir fakat ben gerçekten o, hep böyle düşündüğünde bir tokat yapıştırma hissimi bastırmakla uğraştım. Diğer türlü beni etkileyen bir kitaptı