Fatıma çelik

Diyarbekir’de Kemerler kırılmıştır sıcaktan Gündüzde bile Bir toz var yaz yarasalarından Bir akrep kabartması surlarda Asur’dan Güneşi bir taş gibi fırlatan Dicle’nin köpüklü dudaklarından Aslan başlı çeşmelerden Taçlı güneşli aslan heykellerinden Latin harfleriyle yazılmış Kaç kitap gelmişse Bizans’tan Eriyecektir bakır gibi mahzenlerde Karartacaktır yapraklarını Yükselen bir duman zamanı bodrumlardan Bal aktı incirlerden Yağ aktı zeytinlerden Yeni bir ülke buldu narlarda Türlü hastalığın bakıcısı arılar En küçük minicik bir zikirdir karıncalar Kızgın taşlar üstünde Dizilirler bir tesbih gibi Evrensel bir tesbihtir Nuh Tufanı’nın armağanı
Sayfa 272 - Diriliş Yayınları
Şiir
Reklam
Cebimdeki Osman
İşsizlik böyle bir şey. Bulduğun işi idareli kullanacaksın. Mesela ben evimi asla bir günde temizlemiyordum. Bir gün süpürüyorsam ertesi gün siliyordum. Sonraki gün lavaboya çamaşır suyu döküyordum. Başka gün evi topluyordum. Kuru fasulyeyi , pilavı bile aynı gün yapmıyordum. Yaparsam ertesi güne iş kalmazdı. Bu zaman yönetiminin nasıl bir şey olduğunu işsizler dışında kimse anlayamazdı.
Sayfa 74 - DK
Edebiyat
Biraz daha
Ne kadar hüzün geçmişse dünyadan Ne kadar acı geçmişse yaşayacağız Hepsini yeniden, bir bir dünyada Dünyadan ve dünyayla sana sığınırım Acılardan ve hüzünlerden değil Kaçmalardan ve korkulardan değil Çünkü bir güçtür sıcaklığın kollarıma Çünkü kanları, kanları, kanları hatırlarım Çünkü ölülerimiz toplanacaktır Ve yüceltilecektir bir mavide. Turgut Uyar
Sayfa 55 - YKY·Kitabı okuyacak
Şiir
İnsanları içkili olduklarında sevmem, ama kimisinin çakır keyifliği pek hoştur. Ayıklıklarında göremediğiniz nitelikler kazanırlar: zeka, düşünce güzelliği, uyanıklık, tatlı dil. Böyle durumlarda şarabı kutsamaya hazırım.
Sayfa 32 - YKY
Edebiyat
“Bilim, şarlatan bir simyacının yaptığı bir altın çubuktur. Yalınlaştırıp herkese mal etmek istersiniz; bakarsınız ki bir sürü kalp para basmışsınız. İnsanlar o paraların gerçek değerini görünce, size bir borçluluk duymayacaklardır. “
Sayfa 17 - YKY
Edebiyat
Reklam