Hakan

Hakan
@HADDUR
Türk Dili ve Edebiyatı
İzmir/ Antakya
17 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı
İnsanların zamanına önem gösterin. Emeğine, alın terine, özel hayatına zaman ayırmasına saygı duyun. Çaresizliklerinden faydalanmayın. Faydalanmak isteyenlere saygı duymamayı normalleştirin.
Reklam
Kaçırılmış bir hayatın ağırlığı, başka bir yaşamın mümkün olduğunun farkındayken, saçma bir hayatın içinde sıkışma, varoluşuna uygun olmayan bir ortamda seni hiç anlamayan insanlarla yaşama zorunluluğu. İşte bu, ruhun ağır ağır ölümüdür.
Saygısızlık çoğu zaman karşı tarafın yaptığından önce, bizim neye izin verdigimizle ilgilidir. Sınırlar net olmadığında, zorba davranışlar kendine alan bulur. Bu yüzden mesele sadece karşı taraf değil; kendi duruşunu,Sınırlarını ve netligini kurabilmektir. Net olmayı öğrenin.
Kendine sorman gereken soruyu biliyorsun ama sormaktan kaçıyorsun. Çünkü sorduğunda adını koymuş olacaksın. Ve bir şeyin adını koyduğunda, o şey artık kaçacak yer bulamaz. Konuşmaya başlar. Talep etmeye başlar. Adını koymadığında ise, onu duyana kadar seni rahat bırakmaz.
Alın teriyle ve dürüst yoldan çalışarak ekmeğini kazanan, işini düzgün yapan her insan saygıyı hak eder. Asıl saygıyı hak etmeyenler, bu insanları sınıfsal bir yaklaşımla aşağılayan, onlara yaptıkları işi küçümseyerek kötü davrananlardır. Bu insanlar yüzünden, işini düzgün yapmaya çalışanlar da savunma mekanizması geliştirmek ve ters davranmak zorunda kalıyorlar. Bir tür sınıf kini kusuyorlar. Sonrasında toplumda, "Çaycıya selam verirsen çayı kendin doldurursun." gibi hastalıklı bir algı oluşuyor. Sorun çaycıya selam vermen değil, onu yaptığı iş ya da konumu nedeniyle direkt ya da dolaylı yoldan aşağılaman. Evet, herkes hayata aynı çizgide başlamıyor. Ancak bu ayrımı birbirimizi zorbalayarak derinleştirmemiz de gerekmiyor. İnsan olduğumuzu hatırlamamız yeterli.
Reklam