Hüsna Encu

Hüsna Encu
@HSNE
Switzerland
13 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Bazen hayat, yağmurun sessizce toprağa dokunuşu gibi gelir insana. Her damla, bir bekleyişin habercisi, her serin esinti bir umudun fısıltısıdır. Gökyüzü bile ağlamaya razıysa, demek ki bazı şeyler sabırla güzelleşir. Doğru insan da yağmur gibidir aslında. Vaktinden önce gelirse kıymeti bilinmez, sonra gelirse bekleyişin anlamı büyür. Yağmuru sever misin? Çünkü yağmur, bekleyenin mükâfatıdır. Toprağın, çiçeğin, ağacın… Ve belki senin de. O yüzden korkma bulutlardan. Ve unutma; yağmurun huzuru, doğru insanın sıcaklığına çok benzer. İkisi de geldiğinde, içindeki sessizlik dans etmeye başlar.
İnsan ve Hayat
En gravissant les marches de la vie, ce sont parfois les plus belles images qu’on capture en s’arrêtant pour regarder autour de soi.
Duygu ve Düşünce
Zaman geçer, geçmiş olur. Bazı anlar ise bilekte taşınır.
Durup düşünmek, zamanın hızla aktığı bu dünyada insanın kendine dair en değerli soruları sormasıdır. Bazen kalabalıkların içinde kayboluruz; bazen duygularımız bizi savurur, bazen de dünya üzerindeki her şey gibi düşüncelerimiz de birer rüzgar olur. Ama durup düşündüğümüzde, her şeyin içinde bir anlam, her anın derinliğinde bir cevabın varlığını keşfederiz. Bir an için durmak, zamanın anlamını sorgulamaktır. Bir adım geri çekilmek, içindeki sessizliğe kulak vermek ve o sessizlikte kendini yeniden bulmaktır. Düşünmek, sadece akıl yoluyla değil, ruhla da bir arayışa çıkmaktır. Her bir düşünce, bir yolculuğa dönüşür; her bir soru, bir kapıyı aralar. O an, tüm evrenin derinliğinde bir yankı gibi hissedilir. İnsanın ruhu bazen kaybolmuş bir yabancı gibi, dünyaya dair bir anlam arar. Ama durup düşündüğünde, en karanlık anların bile içinde bir ışık parıldar. Belki de durmak, sadece bir durak değil, aynı zamanda bir keşif anıdır. Kendimize dönüp bakmak, sadece geçmişi değil, geleceği de şekillendirecek bir güce sahiptir.