Syf

AHİRET İÇİN NE HAZIRLADIK? Yüce Allah’ın verdiği nimetleri gereğince değerlendirmemek, insanı cehenneme sürükleyen sebeplerden biridir. Resûl-i Ekrem bu konuda şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü âdemoğlu bir kuzu gibi getirilerek Allah’ın huzurunda durdurulur ve Allah ona şöyle der: ‘Sana dünyada mal, mülk ve hizmetçi verdim. Sana nimet ihsan ettim. Sen ne yaptın?’ O kişi şöyle cevap verir: ‘Biriktirdim, artırdım ve hayattayken olandan daha fazlasını arkamda bıraktım. Beni dünyaya geri gönder, onların hepsini sana getireyim.’ Allah şöyle buyurur: ‘Ahiret için hazırlayıp önden gönderdiklerini bana göster.’ O kişi ikinci kez şöyle der: ‘Biriktirdim, artırdım ve hayattayken olandan daha fazlasını arkamda bıraktım. Beni dünyaya geri gönder, onların hepsini sana getireyim.’ Böylece bu kulun ahireti için hiçbir hayır hazırlamadığı anlaşılır ve cehenneme götürülür.” (Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 6). Nitekim Kur’an’da da servet biriktirip gereğini yapmayanlara bu servetlerle cehennemde azap edileceği bildirilmiştir (Tevbe, 9/35).
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hayırlı Cumalar
HERŞEYİ SENİN İÇİN VAR ETTİM DİYEN RABBE HERŞEYİ SENİN İÇİN TERK ETTİM DİYEBİLMEKTİR AŞK ŞEMS-İ TEBRİZİ
Taksim Camii Hayırlı Olsun
TAKSİM CAMİİ NEDEN ÖNEMLİDİR? Sosyal medyada özellikle genç nesillerin Taksim Camii konusuna yabancı olduklarını görüyoruz. "Bu konu neden bu kadar abartıldı", "küçük bir cami, ne önemi var ki" tarzı yorumları görünce bir hatırlatma yapmak icabetti. Çünkü yeni nesiller yakın tarihi bilmiyor. Dolayısıyla da olanları doğru şekilde yorumlayamıyor. Taksim Camii neden önemlidir maddeler halinde bakalım; 1- Öncelikle belirtelim ki Taksim Camii bugünün konusu değildir. Geçmişi 150 yıla kadar uzanan bir ayakta kalma mücadelesinin, İslam olma ve İslam kalma mücadelesinin bir sembolüdür. 2- Taksim/Beyoğlu bölgesi Osmanlı döneminde Pera olarak adlandırılan ve gayri müslimlerin yaşadığı bir bölgedir. İçkinin ve sefahatin izin verildiği tek bölge olması dolayısıyla da asırlarca fuhşiyyatın merkezi olarak kalmıştır. 3- Osmanlı'nın zayıfladığı dönemlerde adeta kurtarılmış bölge olarak yabancı misyonların, casusların ve türlü oluşumların merkezi haline gelmiştir. 18. yüzyılda Osmanlı-Rus savaşından sonra buraya Ruslar tarafından yaptırılan Ortodoks Kilisesi Müslüman ahalinin büyük tepkisini çekmiştir. Çünkü bölgede pek çok kilise ve sinagog varken Rusların baskıyla kendi kiliselerini inşa etmeleri bir bağımsızlık meselesi haline dönüşmüştür. Tüm bu kilise ve sinagoglara alternatif olarak sadece 1 küçük cami(Ağa Camii) bulunması Müslümanların izzetine dokunmuştur. Bunun üzerine Sultan Abdülhamid tarafından daha o dönemde bölgeye büyük bir cuma camisi yaptırılması planlanmıştır. Bunu duyan batılı ülkeler Osmanlıyı tehdit etmişler ve bu bölgeyi elbirliğiyle sahiplenmişlerdir. 4- Cami konusu ikinci kez 1952 yılında Adnan Menderes tarafından dile getirilmişse de yine batılıların tehditleriyle geri adım atılmıştır. 5- Beyoğlu'ndaki levantenlerin, azınlıkların ve gayri müslimlerin
NFK
Öleceğiz Müjdeler olsun! Müjdeler olsun! Ölümü de öldüren Rabbe Secdeler olsun....