“İnsanın ruhu kandil, ilim onun aydınlığı ve ilahi hikmet de ondaki zeytinyağı gibidir. İnsan, ruhunun ışık saçmasını istiyorsa, onu bilgiyle beslemelidir.”
“Bildim ve anladım ki, hiçbir şey bilinmemiş ve hiçbir şey anlaşılmamıştır.”
Yani bilmenin bir sonu ve bir sınırı yoktur. İnsan hep öğrenme çabasında olmalı, hiçbir zaman “Tamamdır. Ben oldum…” diye düşünmemeli. “Ben artık biliyorum… Bir noktaya ulaştım…” diye düşünmek, bilginin akışını durdurmak, ilahi akışı da kesmek olacaktır.