Fatime

Karanlıkta Korkan İdamlıklar
Bak sabah olmuş Sağ elim kement gibi bak sana uzattım Ben karanlığım korkma ben karanlığım Sessiz sabahların korkak idamlıkları kalkın Ben sizi mavi sabahlara sararım. Yeni bir çağa giriyoruz bakın En serseri bombalar ensesinde kimsesizliğin Öcünü kusuyor önünüze Bunalan sessizliğin. Ey sarı benizli idamlıklar kalkın Yeni bir çağa giriyoruz bakın. Beyaz çarşaflarla al kanlar donarsa Senin kanın donarsa benim kanım donarsa Ben serin mezarlara muştular götürürüm. Erdem Bayazıt
Yedi Güzel Adam
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ölünün kıyıları
M.Akif İnan'a Gök boşanarak üstümüze Bizi ıslak saçlarından geçirir karanlığın Gece siyah bir at olur da uçar Uykumuzun soluyan denizine. Babalar ölümü dengede tutar Seçerek en sağlam vakti arabasına. Şimdi o araba uçuyorsa Bir Asya çölünü kanat yaparak Ey üstümüze gelen Ey çocukların gözlerinden dökülen Ölümü konuşan damla damla Ey beklediğimiz her an Ey bize son sözü muştulayan Bizi bulan şahdamarımızda Ey sürücüleri babalarımız olan. Bir an dudaklarıyla Değen alnımıza masmavi Bir güvercin kanadı gibi Ey annelerin sesi İçimizde savrula savrula Yağan bir bahar yağmuru gibi Çağırırdı oğullarını yola Ben işte o zaman Saygı ile ve güvenerek Selamlayacağım önden gideni
Yedi Güzel Adam
Sebeb Ey
- Fethi Gemuhluoğlu'nun aziz anısına - Ürpertir tabiat üfleyince rüzgârı derin gök soluğu Ulu ses dokununca çarka Düşer ölümün gölgesi eşyaya. Başlar eşyada hareket kurtulmak için kendinden Daha öteye geçmek için arınmak gibi elbiseden Yakalar ölümsüzlüğün sonsuz ipini Sonra ses olur Zamanın idrak incisi ses döner döner döner de Yönelir sebebe Sebeb ey. Sesi damarla çizer, Mutlak sözü damarda kanla çizer, Uzar bir göz ağrısının gecesi uçsuz bir nehir gibi. Bir bebeğin ilk hecesi düşer ağzından ansızın ve bulur Aklı yontan o sonsuz sesi bulur. Sonra toprak sıkışır sıkışır taşar da renk olur tarlada Güneşin çarpılmış elçisi van gogh'la gelir önümüze Portakalla yayılır karanfilde tutuşur karar kılar denizde. Renk denizde karar kılan ebedi tarla olur. Renk başkaldırırken helezonlar çizerken ses Som fatih su fetheder tabiatı. Döner döner döğünür eritir dağları yobaz kayaları Daha der sığmaz kabına yönelir göğe teslim olur Ve düşerken toprağa çağırır Sebeb ey.
Yedi Güzel Adam
Güneş Donanması
I Melon şapkalı birtakım adamlar Gördüler görülecek yerlerini kentin Selâmladılar halkı saygıyla Kavisler çizerek şapkalarıyla. İşte o ilk sırada gördüm seni Camlarına sinekler üşüşmüş bir kahveden Oldukça uzun bir ekmek kuyruğunda Sırtında yorgun bir yağmurluk Ve bomboş gözlerle. Geçerek aralarından Üç aşağı beş yukarı dolaşan Havai bahriyelilerin Sana geldim. Ekmekle makyaj arasındaki farkı düşündük seninle Ve çok eskiyi. Birlikte çiçek falına baktık Çitlenbik kokulu yatakta Kente giren ilk muhacir Altın ışıklarıyla donanmış güneşin Göğsünde iri bir gül Bilinmez serüvenlere işaret. Garson bir çay acele olsun Cevap bekleyen biri var çünkü Hangi sur taşının altında kimbilir Emniyete alınmış yalnızlığıyla. Bu kente bir tek kapıdan girilir Sürünerek otlar boyu Ölüm sularından içilir.
Yedi Güzel Adam
Hüzün uçurumları
Yavrum Yalnızlığı şu son kıyısını da atla Ve anla ki hayat En özgür biçimini sende denemiştir Onun içindir ki ölüm Denizin doğurduğu eşsiz dalga Sende dokumaktadır güzelliğini. Varsın açıklamasın kendini hiçbirşey Değil mi ki gökyüzü toprağı kucaklamaktadır Değil mi ki mavilikler yolmaktayım göğsünden Değil mi ki bileklerimize kaynayan çelik Bir nehir gibi akan şu bulvar Gövdemizi dolaşan güneş Her gece üstümüze devrilen yıldızlar Senin doğurganlığından birer parçadır Ve elbet senin için söylenmiş türküler vardır Uzak dağlarında ülkemin Yürüyorum Bilirsin ben yürüyünce Irmaklar yürür ardımdan Kabir sularında avlanır çocuklar Ağaçlar ve kuşlar alabildiğine Yalnızlığı sağlar Ben yürüyünce değişir insanlar Artık hücuma kalkabilirsin ey rüzgâr Çünkü tarihinin yaprakları arasından sızan kan Boyuyor İçimde yuvalanan şiiri
Yedi Güzel Adam