Allah(c.c.) bizi dünyaya göndermeseydi, şeytan bize
musallat olmasaydı da hepimiz cennette kalsaydık.” gibi
düşünceleri geçerli olsaydı, insanlığın hiçbirinin cennetten lezzet
alabilecek kabiliyetleri gelişmeyecekti ve gelişmeyeceğinden,
biz cennette dahi olsak orası cennet olmayacaktı. Kör, sağır,
dilsiz bir insanın dünyanın en güzel sarayında olup lezzet
alamaması gibi biz de cennetten lezzet almayacaktık.
Tohum toprağa
atılıp ağaç olmadıktan sonra, ha toprakta ha çuvalın içerisinde
çürümüş, bir farkı yoktur. Demek, tohumda yazılı güzelliklerin
açığa çıkması için toprağa düşmesi şarttır. Tıpkı Hz. Âdem’in(a.s.)
dünya toprağına düşmesi gibi. Allah(c.c.), insanlık tohumları tohum
olarak kalmasın, içindeki güzellikler ortaya çıksın diye Hz.
Âdem’i(a.s.) cennetten alıp, dünya toprağına ekmiştir. Bazıları zayi
olmasınlar diye, Hz. Âdem’i(a.s.) cennetten dünyaya getirmeseydi,
insanlık inkişaf etmeyecekti ve bu sefer hepimiz heder olacaktık.