İrem

İrem
Rabbin adıyla kandım
145 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
8/10
·164 syf.·
2018 11. kitabı
Sabahattin Ali'nin kitaplarını okuduğunuzda onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliğinin hayatta gözden kaçırdığınız bir çok ayrıntıyı size sunması olduğunu fark ediyorsunuz. Konu şöyle ki:Raif Efendi'nin hastalanıp bir hafta işe gitmemesi üzerine tercüme edilmesi gereken bir yazıyı kahraman anlatıcı onun evine götürür. Ve ailesini yakından tanıma imkanı bulur. Raif Efendi bir şubat günü ağır bir şekilde hastalanır ve işe gidemez. Bu sefer durumu ciddi olan Raif Efendi kahraman anlatıcıdan işyerinde ki eşyalarının toplanması ister. Eşyaları Raif Efendi'ye getiren anlatıcıdan bu defteri yakmasını ister. Defterde mühim şeylerin yazıldığını düşünen anlatıcı Raif Efendiyi ikna ederek defteri alır oteline gider ve defteri okumaya başlar. İnsanın yaşanmışlıkları,duygu düşüncelerin altında yatan sebepleri merak eden kişilerdenseniz şayet ; Sabahattin Ali,sizlere beğeni ile okuyacağınız bir kitap sunuyor.
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,7bin okunma
Puan vermedi·173 syf.·
2020 2. kitabı
Muazzam bir timsal Ömer Muhtar.. Vatanını, toprağını, dinini sahip olduğu değer biçtiği her şeyini korumaya ve bu uğurda mücadeleye adanmış bir yaşam. İtalyanlara karşı yürüttüğü amansız mücadelede
Edebiyat
Ömer MuhtarOsman Arpaçukuru · İlke Yayıncılık · 2011174 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2019 14. kitabı
Erkeklerin kadınlara " Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?" diye sorması üzerine Woolf bu soruya şöyle
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,1bin okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2019 12. kitabı
Kitapta özellikle bitmesine yakın bu bir rüya olmalı Montag artık uyanmalısın ve bitmeli artık bu olanlar dedim durdum kendimce. Bana sorulursa kitabın son satırı "... derken Montag 05.22 alarmıyla uyandı." olmalıydı. Ama Montag bu gece hiç uyumamıştı ve yaşananlar rüya değildi. Delilik ile cesaret arasındaki o ince çizgide Montag hangi tarafı seçmişti? Yoksa deli olmak cesaret işimiydi? Veyahut yazarın dediği gibi sırf öfkeli olduğu için cesur davranan bir karakter mi var karşımızda? Bu soruları yalnızca okuyucuların cevaplandırabilceği bir bilim-kurgu kitabı bekliyor olacak sizleri. Keyifli okumalar dilerim.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Puan vermedi·352 syf.·
2019 10. kitabı
·
Kitabın son kısmında: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört: Bir Insanlık Karabasanı yazılı bir başlık vardır. Aslında bu başlık belki de tüm kitabın bir kaç kelimeyle anlatımıdır. Kitabın başlarında olayları daha iyi tayin edebilmek adina yazar mevcut siyasi,sosyal ve kültürel yapıdan bahseder haklı olarak. Bu yüzden baş kısım pek ilgi çekici değil kanaatimce lakin sonraları yani biraz daha roman havası bürüdükçe kitabı daha akıcı olmaya başlıyor. Kıtabın ana karakteri (Winston) mevcut düzenden rahatsız ve bu rahatsizligini okuyucuya hissettiriyor. Kitabi okurken bazen Winston'un yaptıkları için daha iyisi olamazdı derken bazen sen Winston'sın bu hataya nasıl düşebiliyorsun?! gibi cümleler kurmadan edemiyor insan. Kitap içinde alıntı yapılacak çok güzel cümleler var ama belki de en can alıcısı ve kitabın ana fikri hakkında güzel bir ipucu veren Winston ve komşusu arasında geçen şu diyalogtur. "Neden alındın içeri?" diye sordu Winston. Parsons, ağlamaklı bir sesle, Düşüncesuçu! dedi. Ne dersin,beni vurmazlar,değil mi dostum? İnsan elinde olmayan düşünceleri yüzünden vurulur mu?" Evet fiileri, hisleri hatta düşüncelerini bile tele-ekran denilen (belki günümüzün teknoloji aletlerinin tümü) o hissiz cansız insan eliyle yapılma bir aletten saklayarak geçirmek zorunda kalınan bir hayat ve onun getirileri.. Winston tüm bunları başarıp tele-ekranı alt edebildi mi? Yoksa ona yenilip benliğinden vazgeçmek zorunda mı kaldı? Üzerinde düşünülerek okunması gereken kitaplardan. Keyifli okumalar dilerim.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023199,9bin okunma