İstemediğim herşeyin yerini hayatla doldurmak istiyordum. Yüzyıllık bir ömrü tüketerek yaşamaktansa, bir günlük bir ömrü kıpırdayışlarımla bereketlendirmek istiyordum. Ne istediğimi çok iyi biliyordum. İki cümle ile bunları ifade etmeye çalışıyordum: "Koskoca hayatımı kibrit kutusuna sıkıştırmayın. Ben engelli değilim sadece yürüyemiyorum."
Mutlak Hikmet sahibi beni böyle şekillendirmişti. Hikmet sahibinin verdiği şekilde Hikmet olmaz mıydı? Hayatın tam ortasında ben de vardım. Şeklim ile bana biçilmiş bu rolü iyi oynamalıydım.