"o herife nasıl bakıp güldüğünü kendi gözlerimle gördüm. oysa bana ne öyle bakarsın, ne de gülersin."
estella ansızın bana doğru döndü. kızgın değildi, ama son derece ciddi, samimiydi. gözlerini gözlerime dikerek: "sana da öyle bakıp güleyim mi istiyorsun?" dedi. "demek seni de kandırıp aldatayım istiyorsun?"
"onu kandırıp aldatıyor musun, estella?"
"hem onu. hem de başka birçoklarını. önüme çıkan herkesi aldatıyorum, senden başka."
Sınavla karşılaştığımızda genellikle öfke ya da umutsuzlukla tepki gösteririz, bize haksızlık gibi gelen şeyi haklı olarak reddederiz. Ama öfke sağırlaştırır, umutsuzluk kör eder. Bize sunulan büyüme fırsatını kaçırırız. Bu durumda sert darbeler ve yenilgiler birbirini izler. Üzerimize çullanan şey keder değildir, mesajını yenilemeye çalışan hayattır.