Çocukluğum! Ey bilmediğim, bilemediğim çocukluğum! Ey kimsesiz çocukluğum! Boynu büküğüm! Sana kimse sahip çıkmadı. Sana sarılmak, seni sevmek, yaralarını sarmak istiyorum. Hem öksüz, hem Bey oğluydun; hem yalnız, hem yaralıydın. Şimdi başkası olur musun? Her şeyi yeniden yaşayacak yüreğin kaldı mı?
İlk gençlik zamanlarım... Annem içeride, arkada namazını kılardı; biz de başka bir odada arkadaşlarla, evde yapılmış şarabamızı içerdik. Annem namaza ara verip, "Yavrum peynir niye yemiyorsunuz? Bu, peynirsiz içilmez," deyip, içeriden peynir getirip namazına devam eden bir kadındı.