Popüler edebiyat örneği olduğunu baştan söylemek isterim. Çocuk tacizini konu alan bir Ahmet Ümit romanı. Bu koçu çok satar, her gruba hitap eder diye yazılmış gibi düşündüm. Son yılların trendi mi bilmem ama devrik cümle, ya da konuşma dilinin ağır bastığı bir eserden bahsetmek istiyorum. Biraz argo olacak ama bana göre gevşek bir üslup kullanılmış. Sanki roman 435 sayfa olsun diye uğraşılmış. Ben eserde edebi bir yön, Türk Edebiyatı’na değişik bir örnek teşkil ettiğini düşünmüyorum. Tek hoşuma giden yazım yanlışı ve imla hatasını görmeyişimdir. Küçük bir pasajda defalarca yenen poğaçalar hele hiç olmamış. Betimlemeler çok sıradan, tasvirler sönük kalmış. Her zaman Türk yazarlarımızı desteklemekten yanayım. Maalesef kitap bana biraz “ Leyleklerin Uçuşu” nu anımsattı. Evet genelde komiser, polis diyaloğu geçse de edebi bir eserde üsluba çok dikkat edilmelidir. İsterdim ki sayfalar parmaklarımın arasında kayıp gitsin, heyecanla bir sonraki sayfaya geçeyim ama olmadı, sıktı beni. Yazarın Ankara’ da imza gününe katılıp bizzat kaşelettim.Her şeye rağmen tebrik ederim. Eleştirimden dolayı affınıza sığınırım. Bu da benim fikrim.
68 sayfa da anlatılmak istenen, okuyucuyu etkileyen bir eser ortaya çıkabiliyormuş. Her zaman dediğim gibi, yazar insan analizinde Harika işler yapıyor. Bir erkeğin bir kadın ruhuna girmesi bu kadar olur.